Adana Askeri Hastanesi'nin olası bir özelleştirme veya amaç dışı kullanım tehdidine karşı Mimarlar Odası Adana Şubesi hukuki süreci başlattı. 1940 yapımı tarihi binanın "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesi için resmi başvuru yapılırken, bu alanın satılmasının kent belleğinde geri dönülemez bir yara açacağı kesin bir dille ifade edildi.
Cumhuriyet Dönemi Sağlık Mirası Neden Koruma Altına Alınmak İsteniyor?
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu, Hastaneler Bölgesi'nde yer alan Adana Askeri Hastanesi'nin satılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Hermann Jansen'in 1940 tarihli Adana İmar Planı'nda öngörülen ve aynı yıl tamamlanan bu yapı, dönemin betonarme taşıyıcı sistemi ve yatay kütle kompozisyonuyla eşsiz bir mimari örnek sunuyor.
Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, binanın sadece bir sağlık tesisi olmadığını vurguluyor. Simetrik yerleşimi, kolonlu giriş revakı ve yalın cephesiyle bu yapının, Cumhuriyet dönemi planlama ve mimarlık anlayışının Adana'daki en somut kanıtı olduğu belirtiliyor.
Bölge Halkı ve Esnaf Bu Tarihi Alan Hakkında Ne Düşünüyor?
Hastanenin çevresinde çeyrek asırdır esnaflık yapan yerel işletmeciler de odayla aynı fikirde birleşiyor. Yıllardır bölgede çay ocağı işleten bir esnafın "Bizim çocukluğumuz bu ağaçların, bu binanın gölgesinde geçti, burası Adana'nın kalbidir, satılırsa sadece tuğlalar değil anılarımız da yıkılır" şeklindeki serzenişi, alanın toplumsal hafızadaki yerini ve kentin kültürel kimliğindeki derin anlamını net bir şekilde özetliyor.
Kıbrıs Barış Harekatı'nın Sessiz Tanığı İçin Hangi Adımlar Atıldı?
Adana Askeri Hastanesi yaklaşık 85 yıl boyunca Güney Anadolu'nun en kritik askeri sağlık merkezi olarak hizmet verdi. Özellikle Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında yaralı askerlerin tedavi edildiği bu merkez, hem şehircilik hem de askeri sağlık tarihi açısından çok güçlü bir belge niteliği taşıyor.
Mimarlar Odası, bu güçlü kültürel mirası güvence altına almak adına hazırladığı detaylı raporu ilgili kurumlara sundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na yapılan resmi başvuruyla, yapının 2863 sayılı kanun kapsamında tescil edilmesi talep edildi. Kuruldan çıkacak karar, Adana'nın ortak kültürel mirasının ticari bir meta olmaktan kurtulup kurtulamayacağını ve gelecek kuşaklara aktarılıp aktarılamayacağını belirleyecek.