Bir zamanlar köyün tüm evlerine su taşıyan, sabahın serin saatlerinde musluklardan akan ilk damlaların yükünü üstlenen Karabacak Köyü su deposu, şimdi sessiz ve yalnız. Beton gövdesiyle hâlâ dimdik ayakta duran yapı, artık görevini yerine getirmese de geçmişin sessiz bekçisi gibi göğe uzanıyor.
Köyün eski sakinlerinin anlattıklarına göre, bu su deposu 1980’li yılların başında dönemin Köy Hizmetleri tarafından inşa edildi. Amaç, çevredeki kaynaklardan sağlanan suyu yukarıya pompalayıp, köy içindeki şebeke aracılığıyla evlere ulaştırmaktı. O dönemde musluktan akan su yalnızca bir konfor değil, aynı zamanda medeniyetin simgesiydi.
YSE
“O zamanlar üzerinde YSE (Yol, Su, Elektrik) yazan Bu depo köye ilk kez musluk suyu getirdi. Artık çamaşırlarımızı evde yıkayabiliyorduk, kadınlar sırtlarında testi taşımaktan kurtulmuştu,” diyor 70 yaşındaki köy sakini Hasan K. gözleri dolarak o günleri hatırlarken.
Zamanla köy yaşamı değişti. Evler bireysel hidrofor sistemlerine geçti, bazıları şehir şebekesine bağlandı. Betonarme yapı ise görevini tamamlamış bir emektar gibi sessizliğe büründü. Yanındaki eski okul binasıyla birlikte, terk edilmiş bir köy belgeselinden fırlamış gibi duruyor.