OSMANİYE - Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Osmaniye Merkez İlçe Başkanı Ali Barış Özener, 23 Temmuz Perşembe günü Hasret Gazetesi’nin "80 Derece" programında Gazeteci Mustafa Düzenli’nin canlı yayın konuğu oldu. Eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıklamasının ardından gözlerin yerel teşkilatlara çevrildiği bir dönemde gerçekleşen yayında Özener; görevden alınma sürecinden parti binasının tahliyesine, Osmaniye delegelerinin durumundan yeni partinin hedeflerine kadar kendisine yöneltilen tüm sorulara ve iddialara detaylı yanıtlar verdi.
İşte canlı yayın röportajında öne çıkan tüm detaylar...

"Rekor Katılımla Seçildik, İlk Görevden Alınanlardan Olduk"
Sürecin nasıl başladığını anlatan Özener, Temmuz 2025'te başlayan kongre sürecinde 39 mahalle ve 38 köyün neredeyse tamamına sandık konulduğunu, %80-85 gibi Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir katılımla delege tespitlerinin yapıldığını belirtti. Rakibinin neredeyse iki katı oy alarak Merkez İlçe Başkanı seçildiğini ve 28 Eylül 2025'te mazbatasını aldığını hatırlatan Özener, 21 Mayıs'ta alınan 'butlan' kararının ardından MYK tarafından "parti disiplinine aykırı davranışlar" gerekçesiyle görevden alındıklarını ifade etti.
Türkiye'deki 973 ilçe arasından görevden alınan ilk üç ilçeden biri olmalarını bir başarısızlık değil, 'seçilmiş iradenin yanında durmanın bedeli' olarak gördüğünü vurgulayan Özener, "Bunu bir şeref ve omzumuzda bir apolet olarak taşıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu'na Geçmiş Destek ve Hukuki Mücadele Paradoksu
Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı geçmişte bir tepkileri olmadığını, 13 yıl boyunca kendisini desteklediklerini, hatta Ekmeleddin İhsanoğlu ve Muharrem İnce gibi gösterilen tüm adaylar için dağ tepe çalıştıklarını belirten Özener, asıl tepkilerinin 'AKP'nin yargı kolları' olarak nitelediği mahkemelerin verdiği bir kararla partinin başına dönülmesine olduğunu söyledi.
Gazeteci Mustafa Düzenli'nin, "Hem AKP yargısı diyorsunuz hem de hukuka başvuruyorsunuz, bu bir tezat değil mi?" sorusuna yanıt veren Özener, "Eğer hukuki yolları sonuna kadar denemeseydik, 'bahane arıyorlardı, partiden kaçmak için yol buldular' diyeceklerdi. Biz bir hukuk devleti ilkesini savunduğumuz için, adaletin doğru işlemediğini bilsek de bu yolları sonuna kadar zorluyoruz" ifadelerini kullandı.

"Kalbi Soldan Atan Herkes Onurludur"
Daha önce yaptığı "tarihin doğru tarafındaki onurlu üyelerle birlikteyiz" açıklamasına açıklık getiren Özener, diğer üyeleri "onursuz" ilan etmediğini vurgulayarak, "Ben kalbi soldan atan herkesin onurlu olduğunu düşünüyorum. CHP’den istifa etmeyen ve emeği geçen çok insan var. Bizim ayrılığımız kalıcı değil, geri döneceğiz" dedi. Ayrıca parti genelindeki üye istifalarına da değinen Özener, mücadeleyi parti içinde sürdürme çağrılarına rağmen üyelerin yaklaşık %6'sının umutsuzluğa kapılarak istifa ettiğini açıkladı.

Osmaniye Teşkilatındaki "Atama" ve "Ön Seçim" Tartışmaları
Mevcut İl Başkanı Rıza Tekerek'in "geçmişteki atamalara neden ses çıkarmadılar" eleştirilerine detaylı örneklerle yanıt veren Özener, geçmiş dönemdeki atamaların zorunluluktan veya kura ile yapıldığını savundu. Merhum İl Başkanı Mehmet Orhun Döğüşçü'nün vefatının ardından yerel seçimler arifesinde partinin kırılganlık yaşamaması için "abi" formülüyle Baha Ünlü'nün getirildiğini, sonrasında Mutlu Yavuzer'in kura çekimiyle seçildiğini hatırlattı.
Özener ayrıca Rıza Tekerek'in milletvekilliği adaylığı sürecine atıfta bulunarak, "Temayül yoklamasında merhum Mehmet Orhun Döğüşçü ve Mahmut Yaş en yüksek oyu almasına rağmen, genel merkez temayülde 6. sırada çıkan Rıza Bey'i 4. sıraya yerleştirirken Mahmut Yaş'ı listeye almadı. Asıl buna itiraz edilmesi gerekirdi" şeklinde konuştu. Tekerek’e şahsi bir kırgınlığı olmadığını belirten Özener, "Aynı memleketin çocuklarıyız, yüz yüze baksak 'Keşke yapmasaydın' derim" ifadelerini kullandı.

Çilingirli Tahliye, Yazılan Yazılar ve 350 Bin TL Borç İddiası
Parti binasının tahliyesi sırasında yaşananlara açıklık getiren Özener, Rıza Tekerek'in binaya resmi görevliler yerine bir gazeteci, bir arkadaşı ve çilingirle geldiğini; polisin ise olaya müdahil olmak veya tahliye kararı uygulamak için değil, yalnızca güvenlik önlemi almak için sonradan geldiğini belirtti.
Duvarlara yazılan "Hain Rıza, Hain Kemal" yazıları hakkında, gençlerin partiden, "baba ocağı"ndan atılmanın verdiği duygusallıkla hareket ettiklerini, kendisinin bu yazıları anında görmediğini ancak sonrasında gençlere "dur" demeyi de o anın psikolojisiyle doğru bulmadığını ifade etti.
Yeni yönetimin "350 bin lira (kira, personel, fatura) borç bırakıldı" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Özener, Merkez İlçe Yönetimi olarak hiçbir yerle böyle bir maddi bağları veya borçları bulunmadığını, ortada bir kamu zararı varsa bunun yeni yönetim tarafından resmi görevliler ve noter eşliğinde tespit edilerek hukuki yollardan tazmin edilmesi gerektiğini savundu.

Görev Sürecinin Bilançosu ve Kamu İhaleleri Çıkışı
Kendi görev süresini "başarılı" olarak nitelendiren Özener, Osmaniye'deki sendika, oda ve STK'larla (ADD, Eğitim-İş, Hekimler Odası, DİSK) çok güçlü WhatsApp ağları ve iletişim köprüleri kurduklarını; ayrıca Osmaniye’deki 1120 sandığın %60'ından fazlasında yaşanan sandık sorumlusu eksikliği sorununu çözerek büyük bir mobilizasyon sağladıklarını belirtti. Siyasi kimliği nedeniyle yıllardır hiçbir kamu ihalelerine giremediğini de sözlerine ekleyen Özener, bunun bedelini şikayet etmeden onurla ödediğini vurguladı.

Kurultaydaki Temsiliyet Sorunu ve Kadın Kotası
Osmaniye delegelerinin Kurultay'da neden oy kullanamadığı yönündeki soruya yanıt veren Özener; il kongresinin ilk oturumunda divan başkanı ile aday olan il başkanı arasında yaşanan gerginlik nedeniyle kongrenin tamamlanamadığını, YSK'ya bildirim süresi aşıldığı için de 8 kurultay delegesinin oy hakkını kaybettiğini anlattı. Kadın kotası tartışmalarına ise derinlemesine girmek istemediğini, günün sonunda Asu Kaya Gedik ve Mutlu Yavuzer ile aynı yolda yürümeye devam ettiklerini belirterek konuyu kapattı.

Özgür Özel, 19 Mart Darbesi ve Yeni Partinin Hedefleri
Ekrem İmamoğlu'na yönelik siyasi yasak adımlarını "19 Mart Darbesi" olarak niteleyen Özener, bu süreçte liderleşen Özgür Özel'in CHP'yi 1977 yılından, yani 49 yıl aradan sonra ilk kez birinci parti yaptığını hatırlattı. Yeni partinin bir koltuk veya ikbal kaygısı taşımayan insanlarla, bir "Kurtuluş Savaşı" ruhuyla yola çıktığını ifade etti. Özener, otoparkta ışıksız ortamda toplantı yapacak kadar kısıtlı ve zor şartlarda çalıştıklarını ("geçici ofisi kıymetli bir abimizden temin ettik" sözleriyle) ancak motivasyonlarının tam olduğunu belirtti.
Olası bir baskın seçimde, partinin yeterliliğinin sağlanamaması durumunda başka bir parti formülüyle seçime mutlaka gireceklerini belirten Özener, "Parti kapatılırsa yenisini kurarız. Ancak yeni partimizi mutlaka iktidar, adayımızı da cumhurbaşkanı yapacağız" dedi. Ayrıca, olası bir 2. tur Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP'nin adayı ile Yeni Parti'nin adayının kalması durumunda, CHP yönetiminin nasıl bir tavır alacağını çok merak ettiğini ifade etti.

Çözüm Süreci Anayasa Değişikliği İçin Kurgulanıyor
Gündemdeki yeni çözüm süreci tartışmalarına da değinen Özener; meselenin Türkiye'nin anayasal bir problemi olmadığını, bu sürecin anayasa değişikliğine ve demokrasiden otokrasiye geçişe zemin hazırlamak amacıyla kurgulandığını savundu. Sürecin kapalı kapılar ardında, İmralı'da değil, bizzat TBMM çatısı altında ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.





