Selamlar,
Geçenlerde yolumuz Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne düştü. Az gittik uz gittik derken aylar önce atanan Hastane Başhekimi Prof.Dr. Hakan Hakkoymaz'ın odasına ulaştık. Duyduk ki randevu olmadan kimseyle görüşmüyormuş.. Doğrusunu yapıyor dedim. Aldık randevumuzu. Cuma öğleden sonra 14.00 da gel dediler.
Cuma oldu. Tabi biz genç meslektaşım Rabia İlkay Yıldız ile dersimize çalışıp gittik. Hastane sorunları, hastane çalışan sayısı, verilen hizmetler, malzeme yeterliliği, hekim sayısı ve yeterlilik düzeyleri. Başladık konuşmaya. Hakan hoca anlattı biz dinledik. Biz anlattık o dinledi. Şimdi Mustafa Düzenli yazıyor ya.. Kesin olumsuz bir şeyler yazacak..
Yok bu defa öyle olmadı. Açık yüreklilikle hastane sürecini anlattı. Yaşananları, (Off the record kısımları bende kalmak kaydıyla) umarım bazı siyasilerin gazı ile böylesine kıymetli bir isim, Osmaniye'den uçup gitmez. Açıkçası ben hayran kaldım. Kolay kolay da kimseye hayran kalmam ama Prof.Dr. Hakkoymaz'ın özellikle "adalet" anlayışı okullarda ders olarak anlatılacak düzeyde.
Başhekim Hakkoymaz’ın en dikkat çeken hamlesi, bazı sözüm ona torpili pek kişilerin yıllardır süregelen "yan gelip yatma" devrini sona erdirmesi oldu.. Örneğin sosyal hizmetlerde kadrosu olan biri gidip "özel kalem müdürü" olmayacak. (Kaldı ki öyle bir kadro yok) Temizlikçi sekreter olmayacak. Hemşireden idari personel olmayacak gibi. Hepsini sil baştan düzenlemeye başlamış. Tabi etraftan duyduklarımıza göre de bazı siyasiler ufaktan bu durumdan rahatsız olmaya başlamışlar bile.
Bazı siyasiler "Ya hocam sen ne yapıyorsun" demeye kalksa da kimseyi dinlemediğini haber kaynaklarımızdan öğrendik. Onun kız kardeşi, bu başkanın yeğeni, emmisinin oğlu, dayısının, kuzeninin, torununun, çocuğunun, nişanlısı gibi saçma sapan akrabalık durumlarına "dur" diyebilecek cesurlukta bir adam hatta adam gibi bir adam şu anda başhekim.
Elbette adalet duygusuna sahip memleket çocuğu böylesi bir ismi korumak, ona sahip çıkmakta bizim görevimiz. Ona gelebilecek muhtemel tehditlerde, göğsümüzü germek tüm Osmaniye halkının da görevi.
Kapıdan çıktık. Sordum soruşturdum. temizlikçisinden, doktoruna çoğunluk (bazıları rahatsız o ayrı) başhekim Hakkoymaz'ın gerçekten soyadı gibi olduğunu öğrendik. Kimsenin hakkını kimsede koymadığını duymak bizi mutlu etti. Özellikle bir hemşirenin "biz bu zaman kadar dışkı temizleyip nöbet tutarken bizimle aynı maaşı alan bazı isimler yıllardır yan gelip yattılar. Sağolsun başhekim. Onun Allah'ına kurban" sözleri de beynimizin içine mıh gibi saplandı.
Meslekte yıllarını devirmiş bir gazeteci olarak söyleyebilirim ki, bu defa "gelen gideni aratmadı" cümlesi tam yerini buldu. Prof. Dr. Hakan Hakkoymaz gibi adalet duygusu yüksek ve liyakati esas alan isimlerin korunması, sadece sağlık camiası için değil tüm Osmaniye halkı için bir görevdir. Siyasi baskılara ve savrulmalara karşı bu dik duruşun arkasında durmak, memleketin geleceği için kritik bir önem taşıyor.
Kalın sağlıcakla