Bir onur sembolümüz Deniz Gezmiş(ler). Kimdir Deniz Gezmişler? 6 Mayıs 1972 yılında; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan idam edilmişti, ülkemizdeki egemenlerin askeri darbesi sonucunda. Peki ne yapmışlardı Deniz Gezmiş ve arkadaşları:
Dünyada 1960 yıllarıyla birlikte emperyalizm bir bunalıma girmişti. O yıllarda bunu değerlendirmek isteyen dünya halkları, şu veya bu şekilde örgütlenerek ülkelerini bağımsız yapmak istemişlerdi. Bu duruma uygun olarak ülkemizde de 1960’ta Amerikan işbirlikçi yönetimine karşı bir darbe yaptılar. Bu durum sonucu bir de anayasa yaptılar. Ancak 1961 Anayasası, 1920’lerde Mustafa Kemallerin emperyalizme karşı savaşarak ulusal ve demokratik devriminin önünü açıcı kurallarla doluydu. Bu durumda ülkemizdeki aydınlar, gençler, işçiler yazarak, konuşarak, sokaklarda yürüyerek… yüz binlerle birlikte bağımsızlık yolunda adımlar attılar.
Bu anayasa ve bu demokratik halk hareketleri karşısında Amerika ve ülke işbirlikçi yandaşları şöyle dediler: “Sosyal gelişme ekonomi ve politikayı aştı.” Yani ne yapacaklar: Yasal, olağan hakları kısıtlayacaklar. Grevleri yasaklayacaklar. Halk ve bilinçli insanlar da egemenlerin aleyhinde yollara yazı yazacaklar, ülkedeki soyguncu azınlık oligarşiyi ayıplayan yürüyüşler yapacaklar.
Bu çabalar ülkede özellikle aydın ve emekçi çevrelerde yer buldu. Bu sözünü ettiğimiz 1961 Anayasası’na göre ülkede emekçi halkları temsil eden partiler de kuruldu. Örnek: Türkiye İşçi Partisi (TİP). Bu parti 1965 ve 1968 seçimlerinde 15-20 kadar vekil de çıkarttı. İşçiler okumaya, dinlemeye, düşünmeye başladı. Gençler, gençlik örgütleri (Dev-Genç) kurarak sokaklara çıktı. Hatta ülkemizin en sıkıntılı ve sessiz kesimi köylüler, yıllardır ekip biçtikleri topraklara sahip çıkmaya çalıştı. Yani tekrarlarsak 1965’le beraber ve hele de 1968’le birlikte ülkede halkların uyanışı, haklarını istemeleri ve sokaklara, meydanlara çıkmaları yükseldi. Bu duruma ülkenin doğal olarak en duyarlı ve aktif kesimi olan gençler daha da önde gözükmeye başladılar.
Bu durumda emekçi insanlara öncülük eden, teorik ve pratik yol gösteren gençler ve örgütleri ortaya çıktılar. Kimdi bu insanlar: Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir vb. Ne yaptılar bu insanlar, açıkça söyleyelim:
Amerika’nın aleyhine ve onların ülkedeki işbirlikçilerine karşı yollara yazılar yazdılar, sokaklara çıkıp yürüyüşler yaptılar. Bazıları Filistin’e gidip orada İsraillilere karşı da mücadeleye katıldılar. Ankara’da Amerikalı askerleri kaçırıp emperyalizmin aleyhinde propaganda yaptılar. İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom’u kaçırıp Ortadoğu halklarıyla dayanışma ve ülkedeki iktidarı protesto ettiler vb.
Bu durum karşısında ülkemizin bağlı olduğu ülke iktidarına Amerikan emperyalistleri askeri darbe talimatı verdi ve 12 Mart 1971’de kanlı bir darbe yapıldı. Sonuçta ülkede çok kimselere çok sıkıntı verildi. Örneğin biraz yukarıda adlarını saydığım ve çoklarıyla birlikte alınıp kurşuna dizildi, duvar diplerinde. Bazıları güya mahkeme yapıldı ve idama mahkûm edildi. İşte 6 Mayıs 1972 yılında bu darbe sözünü ettiğimiz Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ı idam etti.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir, İbrahim Kaypakkaya yurtsever sosyal insanlardı, sosyalist insanlardı. Üretim ve tüketime dayalı bir yönetim biçimi özleyen ve bu konuda örgütlenerek devrim yoluna girmiş devrimci insanlardı. Bunların hepsi, demeye gerek yok ki, görüş ve anlayışları için gözü pek, kararlı insanlardı… İşte bu yüzden bunları ve pek çok insanı kurşuna dizdiler ve idam ettiler.
Ben kendi adıma bu gibi ve bu insanlarla ta baştan beri birlikte çalıştım. Örneğin Deniz Gezmiş’le aynı okulda, aynı sınıfta okudum (İst. Üni. Huk. Fak.).
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın idam edildiği gün ve saatlerde bu idamları protesto etmek için sokaklara çıktık ve ben bu eylemlerde iki kolumu ve bir bacağımı kaybettim.
Tutuklandım, bırakıldım, tekrar tutuklandım, tekrar… Başka yolu yok. İnsanın ülkesi bağımsız olmalı, adaletli olmalı. İnsanların işi ve aşı olmalı yani halkçı, demokrat, sosyal ve sosyalist olmalı.
Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve onun gibi insanlar unutulmamalı… Bir sözümüz var: “Yaşayan diriler kadar, ölülerinden de söz edilen ülkeler ancak yaşar sonsuza kadar.”