Size bugün hakkını yediğim demeyim de, hakkını teslim etmediğim birinden bahsetmek istedim..
Siyasette aynı çizgide olmak zorunda değilsiniz. Hatta çoğu zaman aynı fikirleri paylaşmazsınız. Ama insanları değerlendirirken tek ölçünüz siyasi rozet olursa, memleketin yetiştirdiği birçok değeri de görmezden gelirsiniz.
Mesut Tokur'u yıllardır tanırım. Hayatımda hiç incinmedim. Hiç bir vakit akçeli işim olmadı. Kuruşu şahsıma geçmedi, benim de ona geçmedi.
Siyasi görüşlerimizin ortak olduğu da söylenemez. Hayata, siyasete, ülkeye bakışımız birçok noktada farklıdır. Buna rağmen bazı insanların hakkını teslim etmek gerekir. Çünkü siyaset geçicidir, karakter kalıcıdır.
Mesut Tokur'u ilk dikkatle izlemeye başladığım dönem, 2023 milletvekili adaylığı süreciydi. O günlerde hazırlattığı seçim tanıtım filmi hâlâ hafızamdadır. Gazetecilere gönderme yapan "Yazıyor... Yazıyoor..." repliğiyle başlayan o kısa video, bana göre Osmaniye siyaset tarihinde hazırlanmış en başarılı aday tanıtım filmlerinden biriydi. Uzatmadan anlatan, akılda kalan, yaratıcı bir çalışmaydı. Siyasette iletişimin önemini bilen biri olarak bunu teslim etmek gerekir.
Sonrasında dostluğumuz ilerledi. Daha yakından tanıma fırsatı buldum.
Mesut Tokur'un dikkatimi çeken en önemli tarafı ise siyaseti yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan isimlerden olmaması.
1985 doğumlu bir iş insanı. Kamu yönetimi eğitimi almış, siyaset bilimi üzerine yüksek lisans yapmış. Yıllardır özel sektörde çalışan, ailesiyle birlikte ticaret yapan biri. Ama bütün bunların yanında gençlik çalışmalarını hiçbir zaman bırakmamış.
Daha 22 yaşındayken Akıncı Nesil Derneği'ni kurması aslında bugünkü çizgisinin tesadüf olmadığını gösteriyor. Bugün birçok kişi gençlerle fotoğraf vermeyi siyaset sanıyor. O ise siyasete girmeden yıllar önce gençlerle çalışmaya başlamış.
Son bir yıldır da Osmaniye'de düzenli gençlik buluşmaları yapıyor.
Derneklerde, vakıflarda, kafelerde...
Konuşmaktan çok dinlemeye çalışıyor.
Sorunları resmi kurum paydaşlarına iletiyor.
Bu ayrıntıları ben önemsiyorum.
Çünkü Türkiye'de siyasetçilerin en büyük problemi konuşmayı bilmeleri değil, dinlemeyi unutmuş olmalarıdır.
Mesut Tokur'un anlattıklarından anladığım kadarıyla amacı yalnızca gençlerle sohbet etmek değil. O buluşmalardan çıkan fikirleri not ediyor, kurumlarla istişare ediyor, bunları proje taslaklarına dönüştürmeye çalışıyor. En azından bir yöntem geliştirme gayreti içinde.
Bir başka dikkat çekici tarafı ise gençlerle büyükler arasında kopan bağı yeniden kurma isteği.
Bugün kuşaklar birbirini dinlemiyor. Gençler kendilerini yalnız hissediyor, büyükler ise anlaşılmadığını düşünüyor. Eğer bu köprüyü kurabilecek samimi çalışmalar yapılabilirse, bunun siyasetin çok ötesinde toplumsal bir karşılığı olur.
Elbette bütün bunlar tek başına yeterli değildir.
Siyaset sonuç üretme işidir.
Projeler konuşulabilir, niyetler takdir edilebilir ama günün sonunda ortaya çıkan somut katkılar belirleyici olacaktır. Bu yüzden her siyasetçi gibi Mesut Tokur'u da ortaya koyacağı çalışmalarla değerlendirmek gerekir.
Ancak hakkını teslim etmek de bir erdemdir.
Osmaniye'de birçok genç siyasetçi görüyorum. Kimisi yalnızca sosyal medyada var, kimisi sadece seçim zamanı sahaya çıkıyor. Kimisi ise sessiz sedasız çalışmayı tercih ediyor.
Mesut Tokur, benim gözlemlediğim kadarıyla ikinci grupta yer alıyor.
Belki aynı siyasi pencereden bakmıyoruz.
Belki birçok konuda aynı cümleleri kurmayacağız.
Ama memleket sevgisinin parti sınırlarını aşması gerektiğine inanıyorum.
Osmaniye'nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur.
Farklı düşünen insanların ortak paydasının Osmaniye olması.
Çünkü şehirler, birbirine benzeyen insanların değil; birbirini dinleyebilen insanların omuzlarında yükselir.
Bugün size sadece bir siyasetçiden ya da sivil toplum gönüllüsünden bahsetmedim. Memleket sevdası uğruna taşın altına elini koyan bir güzel yürekten bahsettim. Peki nereden icab etti bu yazdıklarım. Hasret gazetesini ziyaretinde anlattıkları açıkçası beni ziyadesi ile etkiledi. Bir zamanlar bizim de verdiğimiz mücadelenin bugün farklı ellerde daha vizyonla büyümesi umudumu bir kez daha tazeledi. İyi ki tanıdım seni Mesut Tokur.. Umarım senin gibi memleket sevdalısı insanların sayısı her gün artar..