Bu Haberi Sana Kim Yazdırdı?

“Haberi sana kim yazdırdı?”
Bak hele şu lafa... Sanki gazetecilik birileri kulağa fısıldıyor da biz kaleme alıyoruz. Ali yazdırmış, Veli yazdırmış, Ayşe yazdırmış, Hasan yazdırmış, Emine yazdırmış, Ahmet yazdırmış…
Vay be, meğer ne kadar popülermişiz!
Demek ki Osmaniye’nin yarısı bize haber yazdırıyor, öteki yarısı da kim yazdırdı diye merak ediyor.

Bize ne çok haber yazdıran varmış maşallah, biz de öğrenmiş olduk.

Bakın, Hasret Gazetesi'nin yayın ilkeleri falan diye sizi sıkmayacağım. Biz kim olduğumuzu da, neyi neden yazdığımızı da açıklama gereği duymayız. Çünkü bizi bilen bilir, bilmeyen kendi gibi bilir.

Bizim derdimiz; doğruyu gördüğümüzde alkışlamak, yanlışı gördüğümüzde de çekinmeden söylemektir. Bu kadar basit. Ne yağcılığı biliriz, ne şakşakçılığı. Bizim kalemimizde “menfaat” değil, “vicdan” mürekkebi var.

Genç Bir Ekip, Dik Duran Bir Duruş

Ben hariç, genç bir ekibimiz var. Pırıl pırıl, gözü kara çocuklar… Kimseden emir almazlar, kimseye biat etmezler.
İki gün önce AK Parti Osmaniye’yle ilgili bir haber yaptım. Bir sosyal medya paylaşımından yola çıktım, gözlemledim, analiz ettim, haberleştirdim. Ne var bunda?
Bu, gazeteciliğin ta kendisidir.
Ama bazıları bunu sindiremiyor. Çünkü onların kafasında gazetecilik hâlâ şu:

“Biz ne dersek onu yaz, ne istersek onu paylaş.”

Kusura bakmayın ama Hasret Gazetesi hiçbir zaman sizin bülteniniz olmadı, olmayacak da.

Şak Şakçılık Yapacak Kadar Küçülmedik

Biz yıllardır bu şehirde yaşıyoruz. Osmaniye’nin taşını toprağını, derdini sevincini biliyoruz.
Yapılan iyi işleri de yazıyoruz, alkışlıyoruz. Ama hatalı, eksik, yanlış bir durum gördüğümüzde de yazıyoruz.
İşte orada bazıları rahatsız oluyor.
Hemen başlıyorlar:

“Bu haberi sana kim yazdırdı?”
“Sen kimin adamısın?”

Cevap net: Doğrunun adamıyız.
Birilerinin adamı olmak gibi bir kompleksimiz hiç olmadı. Bizim için gazetecilik, yandaşlık değil, tanıklık mesleğidir.

Şak şakçılık yapacak seviyede değiliz. O işi yapanlar zaten çok iyi yapıyor, ellerine sağlık! Ama biz o oyuna girmiyoruz.

Son Söz:

Biz haber yaparken kimsenin gönlünü hoş etmek, kimseye yaranmak için değil, Osmaniye halkının bilmesi gerekeni anlatmak için yazıyoruz.
Hoşuna gitmeyenler de kusura bakmasın, bu meslek “herkesi mutlu etme sanatı” değil, gerçeği söyleme cesareti gerektirir.

O yüzden bir daha sormayın:

“Bu haberi sana kim yazdırdı?”

Cevabı basit:
Vicdan yazdırdı.


***
Ha bu arada; Kopyası aslını yüceltir derler. Ne de güzel derler. Bütün kopyalarımıza teşekkür ederiz!
Hadi kalın sağlıkla.. Ne kadar kabilirseniz artık!