Çek Yaprağım....

Babam rahmetliden kalma bir çek yaprağı geçti elime.

Minicik bir kâğıt parçası.

Arkasında siz deyin sekiz, ben diyeyim on tane ciro. El değiştirmiş, umut değiştirmiş, hayal değiştirmiş… En son babama kadar gelmiş. Ama tahsil edilememiş. Satılan mallar buhar olmuş, para uçmuş gitmiş.

Babam da benim gibiydi.

Dost bildiklerine çabuk güvenir, sonra kazığı yer, otururdu.

Bazı dersler babadan oğula miras kalıyor demek ki.

Çek yaprağını inceleyince Kent Bank adına düzenlendiğini gördüm. Arkadaki ciro imzalarından biri tanıdık çıktı. O da “para para” diye diye öldü gitti birkaç yıl önce. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir. Hayat acımasız ama devam ediyor.

Merak ettim.

Bu çekin üzerindeki rakamla o gün kaç gram altın alınıyordu?

Aynı altın bugün ne kadar?

Hesapladım. Bugünün parasıyla yaklaşık 120 bin lira.

Bir zamanlar önemli bir değer.

Bugünse o çek yaprağını sobaya atsan o bile ısınmaz.

Sadece Minicik bir kâğıt yaprağı…

Zamanında kıymetliydi, bugün hükmü yok.

İnsan da biraz böyle işte.

Bir dönem el üstünde tutulan, sözü geçen, kapısı çalınan bazı isimler; yıllar geçse de hâlâ kendilerini o eski değer üzerinden görmeye devam ediyor. Oysa devir değişti. Enflasyon sadece parayı değil, insanı da eritiyor. Sosyal değerler, itibar ölçüleri, güç dengeleri bambaşka bir yere taşındı.

Bilgisayarlar, internet, yapay zekâ…

Dünya başka bir çağda artık.

Ama bazı kafalar hâlâ 1980-1990 model.

Aynı cümleler, aynı alışkanlıklar, aynı kibir.

Etraflarında hâlâ birkaç kişi var elbette. Ayıp olmasın diye “haklısın abi” diyen, “çok değerlisin” diye şak şak yapan… Ama bu alkışlar, o çek yaprağını yeniden geçerli kılmıyor. Sadece sessiz bir yalanı uzatıyor.

Gerçek şu:

Değer, korunmazsa erir.

Güncellenmezse biter.

Hayatta değer kaybetmeden devam etmenin yolu; önce sağlığına, sonra beynine iyi bakmaktan geçiyor. Okumaktan, öğrenmekten, mesleğinle ilgili kendini güncellemekten, çağa ayak uydurmaktan… Kendini hâlâ eski kurla hesaplayanların, yeni dünyada alım gücü kalmıyor.

Aksi hâlde insan, zamanı geçmiş bir çek yaprağına dönüşüyor.

Üzerinde rakam var, imza var, hatıra var…

Ama karşılığı yok.

Günü geçmiş çek yaprağı..

Çek yaprağım..!