Cumhuriyet Halk Partisi, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir hukuki ve örgütsel sarsıntıyla karşı karşıya. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Özgür Özel'in zaferiyle sonuçlanan 38. Olağan Kurultay hakkında "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi, partiyi bir anda iki farklı meşruiyet merkezine böldü. Mahkeme kararıyla Özgür Özel ve mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, partinin hukuki idaresi Kasım 2023 öncesine, yani eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemin organlarına iade edildi.
Yargı kararlarının icra memurları ve polis gücüyle genel merkeze taşındığı bu tarihi krizde, CHP içindeki güç dengeleri tamamen sarsıldı. Peki, adliye koridorlarından Meclis kapılarına uzanan bu sert egemenlik mücadelesinde kim, hangi liderin yanında saf tuttu?

Meclis ve Belediyeler Kenetlendi
Mahkeme kararıyla genel merkez binasındaki yetkilerini yasal olarak kaybeden Özgür Özel, siyasi meşruiyetini korumak amacıyla stratejik bir hamleyle mücadeleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altına taşıdı. "Sandık gelecek, butlan gidecek" diyerek Meclis'e yürüyen Özel, CHP TBMM Grubu'nu kapalı toplantıya çağırdı. Yasal olarak mahkemelerin müdahale edemediği bu alanda Özel, 138 milletvekilinden toplantıya bizzat katılan 96 vekilin 95'inin oyunu alarak CHP TBMM Grup Başkanı seçildi. Ankara dışında olan ve mazeret bildiren 15 milletvekilinin de yazılı destek beyanıyla birlikte Özgür Özel'in arkasındaki milletvekili gücü 110'a ulaştı.
Krizin yerel yönetimler ayağında ise Özgür Özel, Kılıçdaroğlu karşısında sarsılmaz bir duvar ördü. Partinin elinde bulundurduğu en stratejik yerel güçler, tereddüt etmeden Özel'in liderliğini tanıdı. Olağanüstü gündemle toplanan büyükşehir belediye başkanları yayımladıkları ortak deklarasyonla delege iradesinin yargı yoluyla gasp edilemeyeceğini vurguladı.
Bu hatta yer alan kilit isimler şunlar oldu:
Mansur Yavaş (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı): Özgür Özel'in siyasi meşruiyetine tam destek vererek bildirinin öncülerinden oldu.
Vahap Seçer (Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı): Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı sıfatıyla da öne çıkan Seçer, Özel'in yanında saf tuttu.
Cemil Tugay (İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı): Sürecin başından itibaren net bir duruş sergileyerek Özgür Özel cephesinde yer aldı.
Ayşe Ünlüce (Eskişehir), Ahmet Aras (Muğla), Candan Yüceer (Tekirdağ), Ahmet Akın (Balıkesir), Bülent Nuri Çavuşoğlu (Denizli): Büyükşehir belediye başkanları olarak ortak bildiriye firesiz imza attılar.
İstanbul, Antalya ve Adana Büyükşehir Belediyeleri: Cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu karara "demokrasiye darbe" diyerek çok sert tepki gösterirken, İstanbul'u temsilen Başkan Vekili Nuri Aslan, Antalya'yı temsilen Büşra Özdemir ve Adana'yı temsilen Güngör Geçer Ankara'daki zirveye katılarak Özgür Özel'e bağlılıklarını bildirdiler.
Ayrıca Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı'nın öncülüğünde bir araya gelen İstanbul'un tüm ilçe belediye başkanları da ortak bir açıklama yaparak Kılıçdaroğlu'nun geri dönüş formülüne kapıyı tamamen kapattı.
Kılıçdaroğlu'nun Hukuki Dönüşü ve "27'ler Bloğu"
Kemal Kılıçdaroğlu, davanın mimarı olan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın açtığı hukuki yoldan yürüyerek, avukatı Onur Üregen aracılığıyla mahkeme ilamını teslim aldı ve liderliğini ilan etti. Kılıçdaroğlu'nun bu hamlesi, ilk etapta meclis grubunda kendisini destekleyen sessiz bir gücün varlığıyla zemin buldu.
Özgür Özel'in çağrısıyla toplanan kapalı grup toplantısına hiçbir mazeret bildirmeksizin katılmayan 27 milletvekili, Kılıçdaroğlu'nun meclisteki zımni destek bloğunu oluşturdu. Kılıçdaroğlu cephesi, Özel'in grup başkanı seçildiği oylamanın tüzüğe aykırı olduğunu iddia ederek iptali için TBMM Başkanlığı'na 3 sayfalık ıslak imzalı bir dilekçe sundu. Bu süreçte eski kurmaylardan Müslim Sarı, kararın hukuki haklılığını savunarak Kılıçdaroğlu'nun yanında en aktif rol üstlenen isimlerin başında geldi.

Polis Müdahalesi Kılıçdaroğlu Cephesini Nasıl Çözdü?
Krizin seyrini ve ittifak dengelerini tamamen değiştiren kırılma noktası, CHP Genel Merkezi binasının teslim alınması sürecinde yaşandı. Kılıçdaroğlu'nun avukatlarının talebi ve Ankara Valiliği'nin talimatıyla harekete geçen Çevik Kuvvet ekipleri, barikatları aşarak ve kapıları kırarak biber gazı eşliğinde genel merkez binasına girdi. Özgür Özel ve yöneticiler polis zoruyla binadan çıkarılırken, bu görüntüler parti tabanında ve kurmay kademesinde çok büyük bir travma yarattı.
Kendi parti binalarına devletin kolluk kuvvetlerinin müdahale ettirilmesi, Kılıçdaroğlu'na destek veren ya da yeni kurulacak Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) görev alması beklenen en sadık ağır topların bir anda geri adım atmasına neden oldu
Engin Altay: Kılıçdaroğlu'nun en güvendiği isimlerden olan tecrübeli siyasetçi, mutlak butlan kararını "partinin içine atılmış pimi çekilmiş bir bomba" olarak nitelendirdi. Polis müdahalesinin kendisinden gizlendiğini belirterek tepki gösterdi ve Kılıçdaroğlu'nun yeni yönetiminde görev almayı reddetti.
Gürsel Erol ve Ali Öztunç: Polis zoruyla parti binasına girilmesini siyasi ahlaka aykırı bulduklarını ilan ederek, kurulacak yeni MYK'da görev almayacaklarını telefonla Kılıçdaroğlu'na bildirip desteklerini çektiler.
Oğuz Kaan Salıcı ve Enis Berberoğlu: Eski dönemin bu güçlü aktörleri süreç boyunca tam bir sessizliğe büründü. Kılıçdaroğlu'nun siyasi mesajlarını desteklemekten kaçınarak zımnen Özgür Özel'in pozisyonuna alan açtılar.
Yerel yönetimler cephesinde ise durum daha da çarpıcıydı. Aktif görevde olan hiçbir belediye başkanı Kılıçdaroğlu'na destek vermezken, eski liderin yanındaki tek isim davanın açılmasını sağlayan ve zaten partiyle yol ayrımında olan eski Hatay eski Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş oldu.
Örgütsel İzolasyon
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararı, Kemal Kılıçdaroğlu'na hukuki bir geri dönüş imkanı tanımış olsa da, sivil siyasetin kurumsal refleksleri bu müdahaleyi kabul etmedi. Özgür Özel; arkasına aldığı 110 milletvekili, partinin ekonomik ve idari motoru konumundaki 12 büyükşehir belediye başkanı ve örgüt tabanıyla fiili liderliğini pekiştirdi. Özgür Özel taraftarları, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendi kurmaylarının dahi polis müdahalesi sonrası geri çekilmesiyle genel merkez binasında hukuki bir kabukla baş başa kalarak yalnızlaştığını iddia ediyorlar.
CHP'de mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel milletvekilleri ve belediye başkanlarının desteğiyle gücünü korurken, genel merkeze polis çağrılması Kılıçdaroğlu'nun yanındaki ağır topları tamamen kaçırdı.







