Adana’da yaşanan olay, biyolojik bağın tek başına yeterli olmadığı, hukuki süreçlerin aile bütünlüğü üzerinde nasıl etkiler yaratabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı. 29 yaşındaki Hasan Artınal, birlikte yaşadığı kadından dünyaya gelen kızının resmi kayıtlarda başka bir erkeğin çocuğu olarak gösterildiğini öne sürdü. DNA testiyle kızının biyolojik babası olduğunu ispatlayan Artınal, buna rağmen çocuğu kendi nüfusuna alamadığını ve kızının hem hukuki hem de fiziksel olarak mağdur edildiğini savundu.

Masaj salonlarına yasa dışı faaliyet operasyonu: 14 tutuklama
Masaj salonlarına yasa dışı faaliyet operasyonu: 14 tutuklama
İçeriği Görüntüle

“DNA Testi Var Ama Kızımı Nüfusa Geçiremiyorum”

Hasan Artınal, 2020 yılında tanıştığı ve bir süre birlikte yaşadığı N.E. ile birlikteliğinden 2019 doğumlu Masal adında bir kız çocuğu dünyaya geldiğini, ancak N.E.’nin kızı resmi nikâhlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdiğini iddia etti. Artınal, bu durum üzerine mahkeme süreci başlatarak DNA testi yaptırdı. Test sonucunda çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğu kesinleşti.

Ancak bu resmi tespitin ardından bile nüfus kaydının düzeltilmediğini öne süren baba, “Tüm yasal yolları denedim, ilgili makamlara başvurdum. Ama süreç ya uzuyor ya da annesi tarafından engelleniyor. Üstelik çocuğumun nerede olduğunu dahi bilmiyorum” diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

“Kızımın Can Güvenliğinden Endişeliyim”

Baba Artınal’ın iddiaları yalnızca soybağıyla sınırlı değil. Eski eşinin çocuğa kötü davrandığını, fiziksel şiddet uyguladığını öne süren Artınal, “Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuğum korku içinde büyüyor. 5 yaşında ama hâlâ ‘baba’ kelimesinin anlamını bilmiyor” sözleriyle endişesini dile getirdi.

Artınal, kızının yaşadığı koşulların hem psikolojik hem de fiziksel gelişimi açısından ciddi tehdit oluşturduğunu savunarak, çocuğun velayeti konusunda da adım atmak istediğini belirtti. “Kızımı görmek, onun yanında olmak ve babası olarak yasal sorumluluklarımı yerine getirmek istiyorum” dedi.

Hukuki Süreçte Ne Oluyor?

Hukukçulara göre, bir çocuğun resmi olarak başka bir erkek adına nüfusa kaydedilmesi durumunda, biyolojik babanın çocuğu nüfusuna alabilmesi için soybağı reddi ve babalık davası gibi karmaşık yasal süreçlerin tamamlanması gerekiyor. DNA testi bu süreçte önemli bir delil oluştursa da tek başına kayıt düzeltimi için yeterli olmayabiliyor. Ayrıca davanın tarafları arasında yaşanan geri çekmeler, adres bildirimi sorunları veya çocuk kaçırma iddiaları gibi faktörler davayı uzatabiliyor.

Hasan Artınal’ın açtığı davaların bazılarını annenin geri çektiği ya da süreci uzattığı da iddialar arasında. Bu durum, çocuğun mağduriyetinin artmasına neden oluyor.

“Kızımı Kaybetmekten Korkuyorum”

Yaşadığı belirsizliğin psikolojik baskısını her geçen gün daha fazla hissettiğini belirten Artınal, “Ben sadece bir babayım. Kızımın hayatında olmak istiyorum. Her gün onun bana baba diyeceği günü hayal ediyorum. Ama ne yazık ki onun nerede olduğunu bile bilmiyorum. Bu acıyı başka kimse yaşamasın” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Kaynak: İHA