Düziçi Haberleri

Düziçi'nde çiftçi Yusuf Şahan 350'den fazla eşyayı müzeye çevirdi

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde çiftçi Yusuf Şahan, traktör isteğiyle başlayan merakıyla 350'den fazla 100–150 yıllık eşyayı tamir edip evinin alt katında müze biçiminde sergiliyor.

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde 65 yaşındaki çiftçi Yusuf Şahan, 45 yıl önce bir traktör isteği karşılanmayınca hırsını işe çevirdi. Arkadaşından traktör ödünç alamayınca kendi traktörünü alarak başlayan süreç, zamanla eski tarım aletleri, radyolar, gaz lambaları, taş plaklar ve tarihi objeleri toplama ve tamir etme tutkusuna dönüştü. Şahan, kırılmaya yüz tutmuş, atılmaya karar verilmiş eşyaları onarıp yeniden kullanılabilir hale getiriyor; bulduğu parçaları tarihe tanıklık eden objelere dönüştürüyor. Bugün evinin alt katında, büyük çoğunluğu 100–150 yıllık olan 350’ten fazla parça sergileniyor. Kapısını gelenlere açık tutan Şahan, bu koleksiyonla geçmişi koruma ve “değerini bil” mesajı veriyor.

Eski aletlerden oluşan bir miras: Toplama ve tamir serüveni

Yusuf Şahan’ın koleksiyonculuk serüveni, günlük bir olayın peşinden gitmesiyle başladı. Traktör istenince verilmeyince alınan karar, yalnızca bir araç edinme isteğini aşıp merak ve onarım yeteneğini ortaya çıkardı. Şahan, köyde bulunan atıl eşyaları; komşuların, yaşlıların elinde kalan radyo, lamba, motor ve tarım aletlerini toparladı. Bu süreçte parçaların tarihî özelliklerini koruyarak tamir etmeyi öğrendi; birçok cihazı çalışır hale getirdi. Onun için her obje bir anı; her tornavida darbesi, her lehim işi hatıraları ve bilgiyi koruma çabası. Koleksiyonunun içinde 100 yaşında motorlar, 60–55 yıllık radyolar ve yüz yılın üzerindeki zanaat ürünleri var. Şahan, “Kötü komşu da mal sahibi eder” diyerek başladığı yolculuğu, bugün ziyaretçilerine geçmişin gündelik yaşamını göstermeye dönüştürdü.

Ziyaretçi deneyimi ve toplumsal mesaj

Evinde küçük ama etkileyici bir müze kuran Şahan, ziyaretçilere samimi bir ağırlama sunuyor. Kapısı herkese açık; çay ikramı, objelerin hikâyeleri ve tamir süreçlerinin anlatıldığı kısa sohbetlerle ziyaretçi deneyimi tamamlanıyor. Şahan, gelenlere yalnızca nesneleri göstermekle kalmıyor; “Bu eşyaların hiçbiri diğerinden üstün değil, hepsi birer hatıra” sözleriyle değer verilmeyen eşyanın nasıl korunabileceğini anlatıyor. Toplumda sıkça karşılaşılan “at, kır” pratiklerine karşı duruşu net: eşyaları çöpe atmayın, tamir ettirin veya bilen birine verin. Bu yaklaşım, sürdürülebilirlikten kültürel belleğe kadar geniş bir yelpazede anlam taşıyor. Yerel halkın getirdiği objelerle zenginleşen koleksiyon, komşuluk ilişkilerini yeniden canlandırıyor ve bir yandan geçmişin gündelik yaşamına dair somut kanıt sunuyor.

Teknik onarım, nostalji ve kişisel mutluluk

Tamir etmek Yusuf Şahan için sadece teknik bir uğraş değil; aynı zamanda ruhsal bir süreç. Kafası bozulduğunda bir plak dinlemek, eski radyolardan çıkan sesi duymak onu sakinleştiriyor. Topladığı eşyaların tamiri sırasında öğrenilen el becerileri, nesnelerin orijinalliğini koruyarak yeniden işlev kazandırmayı amaçlıyor. Bunu yaparken kaynak, lehim ve mekanik ayar gibi geleneksel ustalıkları yeniden kullanıyor; bazen parçaları orijinaline uygun olarak yeniliyor, bazen de eksik parçayı bulup yerine koyuyor. Şahan’ın elinden çıkan her onarım, objenin hem estetik hem işlevsel değerini artırıyor. Ona göre yeni bir eşya almanın yerini, “150 senelik tarihi bir eşyanın” çalışır hale gelmesi alıyor; bu da koleksiyonculuk motivasyonunu besliyor.

Toplumsal ve kültürel değer: Geçmişi koruma çağrısı

Yusuf Şahan’ın müzesi, yerel tarihin somutlaştırıldığı bir alan niteliği taşıyor. Her radyo, her gaz lambası, her tarım aleti yalnızca bir nesne değil; köyün, üretimin ve günlük yaşamın belleği. Şahan’ın çağrısı da basit ve net: “Kırmayın, atmayın, değerini bilin.” Bu mesaj, yalnızca bireysel davranışlara değil; toplumsal kaynak kullanımına ve kültürel mirasın korunmasına yönelik bir uyarı niteliğinde. Yerel halkın, nesnelerin tarihini bilmesi ve sonraki nesillere aktarması açısından böyle küçük müzeler önemli bir rol oynuyor. Şahan, satmayı düşünmediğini; koleksiyonunu ziyaretçilere, öğrencilere ve meraklılara açık tutarak kültürel aktarımı hedeflediğini belirtiyor.