Milyonlarca vatandaş birikimlerini değerlendirmek için yüzde 50 sınırına dayanan banka faizlerine yöneliyor. İlk bakışta risksiz ve garantili bir kazanç gibi görünen bu oranlar aslında yatırımcıyı büyük bir yanılgıya sürüklüyor. Aylık düzenli getiri sağladığını düşünenler arka planda hızla yükselen fiyatlar karşısında alım güçlerini kaybediyor.
Yüksek Faizin Arkasındaki Matematik Oyunu
Bugün 100 bin lirasını bankaya yatıran bir tasarruf sahibi ay sonunda ortalama 4 bin liraya yakın bir getiri elde ediyor. Rakamlar kağıt üzerinde büyüse de çarşı pazardaki fiyat artış hızı bu kazancı adeta yutuyor. Geçtiğimiz yıl aynı parayla alınabilen bir otomobil veya evin bugünkü fiyatı hesaplandığında mevduatın aslında parayı sadece korumaya çalıştığı ancak büyütmediği açıkça ortaya çıkıyor.
Altın ve Gayrimenkul Fırsatı Kaçıyor mu
Parasini tamamen faizde tutanlar altın pazarındaki tarihi rekorları ve gayrimenkuldeki dönemsel fırsatları kaçırma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Özellikle gram altının 6 bin 700 lira sınırını aşarak yeni bir psikolojik direnci kırması uzun vadeli yatırımcıların yüzünü güldürdü. Sadece son birkaç aydaki değer artışı bile mevduatın yıllık getirisini geride bırakmayı başardı.
Yatırımcılar İçin Sepet Formülü Şart Oldu
Ekonomi analistleri tüm birikimi tek bir sepetin içine koymanın günümüz koşullarında büyük bir risk barındırdığını vurguluyor. Nakit akışını sağlamak için paranın bir kısmını vadeli hesaplarda değerlendirmek mantıklı olsa da ana serveti enflasyondan korumak için değerli madenler ve hisse senedi fonları gibi alternatiflerin mutlak suretle değerlendirilmesi gerekiyor.