Haberler

Sabiha Sertel Kimdir? Türkiye’nin İlk Kadın Profesyonel Gazetecisinin Hayatı

Kalemiyle Hayat Kazanan Bir Öncü Sabiha Sertel, yalnızca bir isim değil; Türkiye basın tarihinde cesaretin ve ilklerin sembolüdür. Türkiye Cumhuriyeti'nde hayatını tamamen gazetecilikten kazanan ilk profesyonel kadın gazeteci olan Sertel, aynı zamanda fikirleri ve yazıları nedeniyle basın davasında yargılanan ilk kadın olarak da tarihe geçti. Eşi Zekeriya Sertel ile birlikte çıkardıkları her yayında, toplumun vicdanı olmayı başardı. Bu fotoğraf, ataerkil ve baskıcı bir dönemde, bir kadının tek başına fikir dünyasını nasıl dönüştürebileceğinin en net kanıtıdır.

4 Aralık 1945 Tan Baskını Sabiha Sertel’in yükselen muhalif sesi, sol eğilimli çizgisi ve bağımsız duruşu, dönemin iktidarı ile milliyetçi/muhafazakâr basını rahatsız etti. Gazetelerin hedef göstermesi ve siyasi iktidarın kışkırtmasıyla 4 Aralık 1945 günü organize edilen faşist bir kalabalık, Tan gazetesinin matbaasını baltalarla ve demir çubuklarla yerle bir etti. Türk basın tarihine "Tan Olayı" olarak geçen bu barbarlık, Sertellerin Türkiye’deki gazetecilik hayatına indirilen fiziki bir darbe, özgür basının ise susturulma girişimiydi.

Zincirli Hürriyet: Gerçek Demokrasi Arayışı Savaşın bitimiyle birlikte Türkiye’nin tek partili rejimden çok partili hayata geçiş sürecinde Sertel, demokrasinin en yüksek sesli savunucusu oldu. Çıkardığı Görüşler dergisinde yayımlanan ve basın tarihine geçen "Zincirli Hürriyet" başlıklı başyazısıyla, göstermelik hürriyetleri ve faşist yönetim mekanizmalarını yerden yere vurdu. İmtiyazsız, eşit haklara sahip ve gerçek anlamda özgür bir Türkiye talep eden Sertel, ülkenin demokratikleşme sancılarında en ön safta yer aldı.

"Ben Kendi Kendime Hürriyet İlan Ettim" Savaş döneminin getirdiği ağır sansürler ve hükümet baskıları, Tan gazetesinin ve Sabiha Sertel’in sesini kısmak için her yolu denedi. Yazıları sık sık sansürlenen, gazetesi kapatılan Sertel, susturulamayan bir entelektüelin formülünü bulmuştu. "Madem yazamıyorum, ben de kendi kendime hürriyet ilan ettim" diyerek, düşüncelerini ve dönemin canlı şahitliğini şahsi defterlerine aktarmaya devam etti. O, köşesi elinden alınsa da fikri hürriyetini kimseye teslim etmeyen bir iradenin adı oldu.

Goebbels’e Meydan Okuyan Kadın İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türk basını büyük bir sınav verirken, Sabiha Sertel’in yönetimindeki Tan gazetesi adeta bir antifaşist kale gibi yükseliyordu. Nazi Almanyası’nın ırkçı propagandalarına karşı kalemiyle savaş açan Sertel, Nazi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in açık tehditlerine maruz kaldı. Goebbels’in "Elime geçerse dilini keseceğim" tehdidine, "Dilimin kesileceği güne kadar faşizmle mücadele edeceğim" diyerek yanıt veren bu yürekli gazeteci, dünya tarihinin en karanlık döneminde doğruları söylemekten bir an bile geri durmadı.

"Roman Gibi" Bir Hayat Hikayesi Matbaalarının yıkılmasının ardından hapis cezalarıyla karşılaşan ve sürekli hedef gösterilen Sabiha Sertel için Türkiye’de nefes alacak alan kalmamıştı. Baskılara dayanamayarak 1950 yılında vatanını terk etmek zorunda kalan Sertel, ömrünün geri kalanını büyük bir memleket hasretiyle sürgünde geçirdi. Ardında "Roman Gibi" muazzam bir otobiyografi ve eğilmeyen bir kalem bırakan Türkiye'nin ilk profesyonel kadın gazetecisi, 1968 yılında Bakü'de gözlerini hayata yumdu ama mücadelesi gelecek nesillere ışık olmaya devam ediyor.

(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAow9Y_gCw:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });