Akdeniz’in saklı güzelliklerinden biri olan Osmaniye, sadece doğal ve tarihi zenginlikleriyle değil, kendine has lezzetleriyle de misafirlerini kendine hayran bırakıyor. Şehre yolu düşenler için “bakmak yetmez, tatmak gerekir” dedirten Osmaniye mutfağı, sade ama unutulmaz tatlar sunuyor. Fıstığından simidine, şalgamından kömbesine kadar pek çok yerel lezzet, Osmaniye’yi gezip görenlerin hafızasında özel bir yer ediniyor. Üstelik kaleleriyle de tarih ve lezzeti bir arada yaşamak mümkün.
Osmaniye fıstığıyla tanışmadan olmaz
Osmaniye denince akla ilk gelen tatlardan biri hiç şüphesiz Osmaniye fıstığı. Aroması ve lezzetiyle farkını hemen hissettiren bu fıstık, hem atıştırmalık olarak hem de tatlılarda sıkça tercih ediliyor. Şehre gelenlerin, yerel üreticilerden taze fıstık almadan dönmemesi tavsiye ediliyor. Bir kez tadanlar, bu lezzeti unutmakta zorlanıyor.
Simit ve şalgam ikilisi vazgeçilmez
Osmaniye sokaklarında simit yemek adeta bir ritüel. Kendine özgü kıvamı ve lezzetiyle Osmaniye simidi, özellikle şalgamla birlikte tüketildiğinde ayrı bir keyif sunuyor. Serinletici tadıyla şalgam, sıcak günlerde olduğu kadar kış aylarında da sofralardan eksik olmuyor. Bu ikili, Osmaniye’de kısa bir mola vermenin en pratik ve lezzetli yolu olarak öne çıkıyor.
Kömbeyi yemeden gitmeyin
Osmaniye mutfağının en meşhur tatlarından biri olan kömbe, hem kokusuyla hem de tadıyla iştah kabartıyor. Tatlı ve doyurucu yapısıyla bilinen kömbe, özellikle yerel fırınlarda ayrı bir lezzete kavuşuyor. Şehri ziyaret edenlerin, “Osmaniye’ye geldim” diyebilmesi için kömbe yemesi şart diyenlerin sayısı hiç de az değil.
Kaleleriyle tarih, lezzetle keyif bir arada
Osmaniye, lezzetlerinin yanı sıra kaleleriyle de ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Tarihle iç içe bu yapıları gezerken, bir yandan da yerel tatların keyfini çıkarmak mümkün. Şehir, gezmekle doymayan, tattıkça bağlanan bir durak olarak hafızalarda yer ediniyor.