Haftanın Bonus Okuması

Süper İyi Günler – Mark Haddon


Bir Çocuğu Anlamak, Onu Düzeltmeye Çalışmaktan Daha Zor Ama Daha Değerli

Bazen bir çocuğun sessizliği saygısızlık sanılır. Bazen göz teması kurmaması ilgisizlik, bazen aynı soruyu tekrar tekrar sorması inat olarak yorumlanır. Oysa Mark Haddon’un Süper İyi Günler adlı romanı, bize şunu fısıldar Sorun çocuğun davranışında değil, bizim bakış açımızdadır.

Bu kitap, 15 yaşındaki Christopher Boone’un dünyasından anlatılır. Christopher son derece zeki, matematikte olağanüstü yeteneklidir; ancak sosyal ilişkiler, duygular ve belirsizlikler onun için zorlayıcıdır. Yalanlardan hoşlanmaz, rutinlere tutunur, dünyayı siyah–beyaz bir netlikle algılar. Ve tam da bu noktada kitap, anne, baba ve eğitimciler için güçlü bir ayna tutar.

“Normal” Dediğimiz Şey Kimin Normali?


Süper İyi Günler, bize şunu sorgulatır Bir çocuğunu “zor” yapan şey gerçekten onun davranışları mı, yoksa bizim o davranışlara yüklediğimiz anlamlar mı? Sınav sürecindeki pek çok çocuk da Christopher gibi hisseder

Sürekli anlaşılmadığını

Beklentilerin net olmadığını

Baskının duygularını bastırdığını…

Bu yüzden kitap yalnızca bir roman değil; empati üzerine yazılmış sessiz bir eğitim metni gibidir.

Anne ve Babalar İçin Güçlü Bir Hatırlatma
Pazartesi günkü yazımızda bahsettiğimiz gibi, sınav sürecinin asıl kahramanları anne ve babalardır. Süper İyi Günler ise ebeveynlere şunu net biçimde hatırlatır

Her çocuk duygularını bizim anladığımız dilden ifade etmez

Başarı baskısı, bazı çocuklarda içe kapanma olarak görünür

Kontrol etmeye çalıştıkça bağ kurmak zorlaşır

Kitap, “çocuğu değiştirmek” yerine çocuğu anlamayı merkeze koyar.

Eğitimciler ve Öğretmenler İçin Neden Önemli?
Bu romanı değerli kılan şeylerden biri de şudur Davranışın arkasındaki nedeni görmeye zorlar. Sınıfta “isteksiz”, “soğuk” ya da “tepkisiz” olarak etiketlenen birçok öğrencinin, aslında sadece farklı bir algı sistemi vardır. Süper İyi Günler, öğretmenlere şu soruyu sordurur “Ben bu çocuğa ne anlatıyorum?” değil, “Bu çocuk dünyayı nasıl algılıyor?”

Sınav Sürecinde Bu Kitap Neden Okunmalı?


Çünkü bu kitap bize şunu öğretir Başarıdan önce anlaşılma ihtiyacı vardır. Sınava hazırlanan çocuk için, onu desteklemeye çalışan ebeveyn için, yol gösteren öğretmen için bu roman, herkesin biraz durup düşünmesini sağlar.

Son Söz

Süper İyi Günler, hızlı okunan ama uzun süre etkisi kalan bir kitap. Bize yüksek sesle bağırmaz, ders vermez. Sadece şunu sorar “Karşınızdaki çocuğu gerçekten dinliyor musunuz, yoksa onu kendi doğrularınıza mı uydurmaya çalışıyorsunuz?”

Bu hafta bonus okuma olarak öneriyorum. Çünkü bazen bir çocuğun anlamak, ona en büyük desteği vermektir.