HASRET

Yollar bitince, arkanıza dönüp bir bakın...

Hayatımızın yaşam sürecinin de bir "yol gidişi" olduğunu düşünürsek; yürüdüğümüz yolların nereye gittiğini ve bittiğinde karşımıza nelerin çıkacağını hesap edebilir miyiz?

Bir ömür düşünün; insanların yaşamaları için kendilerine verilmiş yıllar... Bir yetki düşünün; sizlere verilmiş görev süreci ya da mutlu bir yaşam... Nasıl değerlendirirsiniz bu süreci? Neler yaparsınız, neler yapmayı düşünerek yaşamaya çalışırsınız?

Hayatınızın çakıllı yollarından yürüyerek, renkli kaldırımlara geçmeye başlıyorsunuz; ardından işaretlenmiş yeni bir asfaltın üzerinde yürüyorsunuz. Yalnız mısınız, yanınızda bir sevdiğiniz var mı? Yoksa birkaç sevdiğiniz insan veya korumalarınızla mı yürüyorsunuz?

Her ne ise... Sizin nerede ve nasıl yürüdüğünüz beni o kadar ilgilendirmiyor; çünkü yürüyen siz, gören benim!

Yürüdüğünüz yolun bittiğini gördüğünüz anda, elbette geriye döneceksiniz. Dönmeden önce arkanıza baktığınızda ne kadar yol aldığınızı elbette göreceksiniz.

Siz, yaşadığınız bu yıllara gelinceye kadar günün birinde aklınıza takılıp da geriye dönüp baktığınız oldu mu? Neler yaşadığınızı, neler yaptığınızı, neleri kaybedip kazandığınızı hesapladınız mı? Dün ile bugünlerinizi kendinizce sorgularken, hatalarınızın olup olmadığını anımsadığınız anlar oldu mu?

Yoksa... Yoksa siz geldiğiniz yerleri, yürüdüğünüz yollardaki çakıl taşlarının ayağınıza takıldığı o anıları unuttunuz mu?

Düşünen, araştıran ve bilgilerini kamuoyu ile paylaşan insanlar ile; insanların, hatta diğer canlı-cansız varlıkların haklarına zarar verenler arasında yeryüzünde "ayrıcalıklar" olup olmadığı konusunda sizler neyin neresinde sorgulama yapıyorsunuz?

Emekli bir gazeteci olarak, 16 bin 881 lira maaşımı tam olarak alamıyorum. "Bu maaşla geçinilir mi?" demeyin, mucizeler yaratıyorum! Raporlu olmama rağmen; tansiyon, şeker ve kalp ilaçlarını belli günlerde aldığım zaman maaşımdan kesintilerin dışında ayrıca eczaneye 100-150 TL dolayında para ödüyorum.

Eee, emekliyim ya! Bakanımızın dediğine göre, ben ve benim gibiler bütçeye "yük" oluyormuşuz!

Torba yasa Meclis’ten çıkarsa bürokratların maaşlarına 30 bin lira eklenmesi bütçeye yük olmayacak mı? Ben 30 yıldır ödediğim SSK primlerini kullanan, çalıştıran kurumun bu süreçte benim primlerimle ne kadar kâr ettiğini soruyorum.

Bu ülkede emekli insanların fazla yaşamaları bile gündeme gelirken, sanki erken ölmeleri istenirken; milletin seçip de TBMM’ye gönderdiği "Vekil"lerin, emekli olduktan sonra bile maaşlarının yüzde onlarını alabildiğini gördüğümüz halde, bir gazeteci olarak bunları dile getiremiyorsam...

Hep birlikte yürüdüğümüz bu yolların da sonu gelecektir! O zaman benim yeni yazdığım “Yollar Bitince...” kitabını okumanızı öneriyorum.