Kültür Sanat

Emekli Başkomiser İsmail Aslan Anısına Kızından Özlem Dolu Şiir

Osmaniyeli eğitimci Nihal Köksal, vefat eden babası için kaleme aldığı şiirde Osmaniye’nin simge mekanlarını derin bir evlat özlemiyle birleştirdi.

Loading...

Osmaniye’de bir devlet okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan Nihal Köksal, babası İsmail Aslan'ın vefatının ardından kaleme aldığı şiirle okuyucuları duygusal bir yolculuğa çıkardı. "Duvardaki Resmin" başlığını taşıyan eser, sadece bir veda mektubu değil, aynı zamanda Osmaniye'nin eşsiz doğasıyla harmanlanmış derin bir sevgi göstergesi olarak öne çıkıyor.

Eğitimcinin Kaleminden Dökülen Hasret

Osmaniye’nin eğitim camiasında tanınan isimlerden biri olan Nihal Köksal, bu kez mesleki başarısı yerine şair kimliğiyle dikkat çekti. Babası emekli Başkomiser İsmail Aslan’a ithaf ettiği şiirinde, kaybettiği en değerli varlığının ardından hissettiği boşluğu ve özlemi lirik bir dille ifade etti. Şiir, bir evladın babasına duyduğu minneti ve onun eksikliğinde geçen günlerin ağırlığını ustalıkla yansıtıyor.

Osmaniye Coğrafyası Şiirle Canlanıyor

Köksal’ın mısralarında Osmaniye’nin sembolleşmiş mekanları geniş yer buluyor. Keldaz’ın sümbül kokuları, Düldül Dağı’nın kekiği ve Karaçay’ın coşkun suları, babaya duyulan hasretin birer parçası haline geliyor. Şair, babasıyla yaşayamadığı pazar günlerinin gölgelerini Karaçay’ın sularına bırakırken, şehrin doğasını kendi acısıyla özdeşleştiriyor. Yerel motiflerin yoğunluğu, eseri sıradan bir şiirden ayırıp kentin kültürel dokusuna bağlıyor.

DUVARDAKİ RESMİN

(Emekli Başkomiser İsmail ASLAN’a ithaf edilmiştir.)

Nasıl da eskiyor yüzün duvardaki resminde

Göz kenarlarındaki çizgilerinde hüzün

Sensiz geçen günlerimde turnalar uçuruyorum

Keldazda sümbüller kokluyorum

Düldül de kekik.

Seni bana getirmiyor artık yağan yağmurlar

Ateşlenir alnım zaman zaman özleminden

Gözyaşlarımın inleyişleri başlar

Kabus olur dinlediğimiz şarkılar.

Parmak uçlarım seni özler sessizce.

Yaşayamadığımız pazarların sisli gölgeleri

Karaçay’ın coşkusundadır artık.

Sesin karışır tavada balığın buğusuna .

Nefesin ayaza keser akşamlarımı

Gözlerine sığınağım olur

Yalnızlığım çoğaldıkça çoğalır bulutlar gibi

Sessizlik sinsice çöker duvardaki resmine

Dokunur ellerim titreyerek kirpiklerine

Çocukluğumdaki gibi gülersin

Yarı hüzünlü dudakların

Güzel kızım dersin ,saçlarımı seversin uzun uzun

Bir Zeki Müren şarkısı dinleriz göz göze

Hasretim diner duvardaki resminde.

Nihal KÖKSAL