Osmaniye Haberleri

İstanbul’da Kilosu 100 Lira, Osmaniye’de Bedava: Bahçelerde Yetişen Portakallar Dikkat Çekiyor

Osmaniye'de bahçelerde ücretsiz sunulan portakallar, İstanbul ve Ankara'da kilosu 100 liraya satılıyor. Tüketici farkı şaşırtıyor.

Bahçeden Sofraya Ücretsiz Portakal: Osmaniye’de Turunçgiller Paylaşılarak Tüketiliyor

Osmaniye’de sıradan bir evin bahçesinde yetişen portakallar, kentte yaşayanlar için sadece bir meyve değil, aynı zamanda dayanışmanın bir sembolü haline geldi. Sokaktan geçenler, izin almadan dahi bahçeye uzanan dallardan bir iki portakal koparıp yiyebiliyor. Kimi zaman çocuklar oynarken topluyor, kimi zaman sabah yürüyüşüne çıkan bir vatandaş dalından meyve alıp yoluna devam ediyor. Ancak bu durum İstanbul ya da Ankara gibi büyükşehirlerde neredeyse hayal bile edilemeyecek kadar uzak. Zira aynı portakal, büyükşehir pazarlarında ya da marketlerinde kilosu 80-100 liradan alıcı buluyor.

Büyükşehirde Lüks, Taşrada Gündelik

İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde, özellikle kış aylarında fiyatı hızla artan portakal ve diğer turunçgiller, tüketici için zaman zaman ulaşılması zor ürünlere dönüşebiliyor. Oysa Osmaniye’de, Adana’da veya Mersin’de portakal ağacı, tıpkı sokak lambası ya da bank gibi sıradan bir şey. Üstelik sadece tüketim için değil; gölge, süs, hatta kuşlara yuva işlevi bile görüyor. Yerel halk, bu farkın farkında. Büyük şehirlerdeki fiyatları duyan Osmaniyeliler hem şaşırıyor hem üzülüyor.

Üreticinin Cebine Girmeyen Kazanç: Aradaki Fark Kimde Kalıyor?

Piyasada bu denli yüksek fiyatla satılan portakalın, üreticisine sağladığı kazanç ise düşündürücü. Zira birçok küçük üretici, ürününü aracıya çok daha düşük fiyata satmak zorunda kalıyor. Aradaki fark, çoğunlukla nakliye, ambalajlama, pazarlama ve market zincirlerine gidiyor. Bu da portakalın dalından koparıldıktan sonra tüketiciye ulaşana dek neredeyse 5 kat pahalanmasına neden oluyor.

Bahçede Paylaşmak Kültürün Parçası

Osmaniye’deki bu doğal paylaşım kültürü aslında bir gelenek. Bahçesinde portakal, limon, nar ya da mandalina yetiştiren birçok vatandaş, meyvelerin bir kısmını kasalara doldurup apartmanın önüne bırakıyor. Üzerine de bir not iliştiriyor: “İsteyen alabilir.” Bu davranış sadece ekonomik değil, toplumsal bir mesaj da taşıyor: Paylaştıkça bereket artar.