Kadınların Seçimleri, Roller ve Kısıtlamalardan Özgürlüğe

Kadın olmak... Bazen omuzlara yüklenen ağır roller, bazen de "bu benim hayatım" diyebilmenin haklı gururu. Hepimiz biliyoruz ki bu rollerin şekillenmesi sadece bizim elimizde değildi; tarih, coğrafya ve o günün şartları da kaderimizi çizdi. Ama önemli olan tek bir şey vardı: Seçimlerimizi ne kadar bilinçli yapabildiğimiz.

Eskileri, mesela 1940'ları bir hayal edin. O dönemde okumak isteyen bir genç kız için hayat ne kadar da zordu. Bulunduğun şehirde okul yoksa, bavulu toplayıp gurbete gitmek, bugünkü gibi "bir bilet alıp gitmek" kadar kolay değildi. Yurt yok, güvenli bir çatı yok... Devletin imkanları kısıtlı, yollar uzun.

Üstüne bir de dönemin o tedirgin ruh hali, siyasi çalkantılar eklenince, ailelerin koruma içgüdüsü devreye girerdi. "Aman kızıma bir şey olmasın" korkusuyla, nice parlak zihin okul sıralarından koparılıp evlerine döndü. Gelecek kaygısı, maalesef hayallerin önüne geçti.

O dönemde eve dönmek zorunda kalan, eğitimden kopan kadınlarımız pes mi etti? Asla. Onlar enerjilerini, zekalarını ve sevgilerini evlerine akıttılar. Belki diplomaları duvarda asılı değildi ama evin içinde koca bir dünya kurdular.

Kendi okuyamadığı kitabı çocuğuna okutan, engelli evladını sırtında taşıyıp sınav kapısında bekleyen o fedakar anneleri kim unutabilir? Onlar, o kısıtlı imkanlarda bile çocuklarının en iyi eğitimi alması için çırpınan gizli kahramanlardı. Bugün geldiğimiz noktada onların emeği yadsınamaz.

Şimdi devran döndü. Artık barınma, ulaşım ya da güvenlik gibi bahaneler, kadınların hayallerine engel olamıyor. Devletin ve toplumun sunduğu imkanlar sayesinde, yaşı ne olursa olsun kadınlarımız "ben de varım" diyor. Yıllar önce içinde ukde kalan o diplomayı almak için üniversite sıralarına dönen teyzelerimiz, anneannelerimiz bunun en güzel kanıtı.

Bizim kültürümüzde kadın, sanıldığı gibi hiçbir zaman "arka planda" olmadı. Evet, bazen komşu kültürlerin etkisiyle gölgelenir gibi olsa da, bizim hamurumuzda güçlü olmak var.

Bugün artık direksiyon tamamen bizde. İster evinde ailesine sevgiyle yemek yapan bir anne olalım, ister kariyer basamaklarını tırmanan bir iş kadını... Hiç fark etmez. Önemli olan, bu rolü bir başkasının dayatmasıyla değil, kendi hür irademizle seçmiş olmamız. Bu ülkenin geleceğini, kendi kararlarını kendi veren o güçlü kadınlar ve onların yetiştirdiği bilinçli nesiller inşa edecek.

Cumhuriyetimizin bize sunduğu bu özgür ortamda, hayallerinin peşinden koşan tüm kadınlara selam olsun. Seçim sizin, güç sizin!