Adana

Kışın Göz Kuruluğuna Dikkat! Şikâyetler Arttı, Uzmanlar Uyarıyor

Göz kuruluğu kış aylarında daha sık görülüyor. Uzmanlar, göz sağlığı için hem çevresel faktörlere karşı önlem alınmasını hem de düzenli göz kontrollerinin aksatılmamasını öneriyor.

Kış mevsimi sadece cildi değil, gözleri de olumsuz etkiliyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda kullanılan ısıtıcı sistemler, göz yüzeyinin nem dengesini bozarak göz kuruluğuna yol açıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, bu dönemde artan göz kuruluğu şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Kuruluğun sadece geçici bir rahatsızlık değil, tedavi edilmediğinde görme kalitesini etkileyen ciddi bir sorun olabileceğini vurguladı.

Kış şartları göz sağlığını tehdit ediyor

Kış aylarında dış ortamın soğuk ve rüzgarlı, iç ortamların ise kuru olması, gözyaşı tabakasının bozulmasına neden oluyor. Prof. Dr. Koçluk, “Soğuk hava gözyaşını hızla buharlaştırır. Rüzgar, göz yüzeyindeki koruyucu tabakayı zayıflatır. Kapalı alanlarda kullanılan kalorifer ve klima gibi ısıtıcılar ise nem oranını düşürerek göz kuruluğunu artırır,” diyerek çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekti.

Dijital ekran kullanımının da bu tabloyu ağırlaştırdığını belirten Koçluk, masa başı çalışanlar, öğrenciler ve sürekli bilgisayar kullanan kişilerin daha fazla risk altında olduğunu söyledi. Göz kırpma sıklığının azalması, göz yüzeyinin yeterince nemlenememesine yol açıyor.

Göz kuruluğu sadece rahatsızlık değil, ciddi bir risk

Göz kuruluğu çoğu zaman gözde batma, yanma, kızarıklık, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Ancak sorunun sadece rahatsızlıkla sınırlı kalmadığını ifade eden Koçluk, “Tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde hassasiyet artışı, enfeksiyon riski ve görme kalitesinde düşüş görülebilir. Özellikle kontakt lens kullananlar bu durumdan daha fazla etkilenebilir” dedi.

Ayrıca, ileri yaş, diyabet gibi kronik hastalıklar veya bazı ilaçlar da göz kuruluğu riskini artırıyor. Uzun süreli okuma, araç kullanımı ve ekran karşısında geçirilen zaman gibi aktiviteler, odaklanma sorunlarına ve göz yorgunluğuna neden olabiliyor. Bu da hem iş hem de günlük yaşam performansını olumsuz etkiliyor.

Erken tanı ve bilinçli önlem büyük fark yaratıyor

Prof. Dr. Koçluk, göz kuruluğunda erken tanının önemine dikkat çekerek, şikayetlerin uzun sürmesi halinde mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi. Göz kuruluğunun başka bir hastalığın belirtisi olabileceğini hatırlatarak, düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.

Göz kuruluğuna karşı alınabilecek bazı önlemler ise şöyle:

  • Soğuk ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarken koruyucu gözlük takın.
  • Kapalı ortamlarda nemlendirici cihazlardan faydalanın.
  • Dijital ekran kullanımında sık sık ara verin, bilinçli şekilde göz kırpın.
  • Gözlerinizi ovuşturmayın.
  • Bol su tüketerek genel nem dengenizi koruyun.
  • Gerekirse doktor önerisiyle suni gözyaşı damlası kullanın.