İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen geniş çaplı adli operasyon sonrasında tutuklu bulunan tanınmış ekran yüzü Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 kişi hakkındaki hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Daha önce usul gerekçeleriyle savcılığa iade edilen dosya, 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden incelenerek kabul edildi. Çağlayan Adliyesi'nde görülecek davanın duruşma takviminin kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor.
Yüzlerce Yıllık Mahkumiyet Talebi
Savcılık makamının titizlikle hazırladığı belgede, sanıklara yöneltilen ithamların ağırlığı dikkat çekiyor. Organize suç ağı oluşturmak, bu yapıyı sevk ve idare etmek, yasaklı madde ticaretine ve kullanımına zemin hazırlamak dosyada yer alan başlıca suçlamalar arasında.
Ek olarak, birden fazla mağdura yönelik zincirleme şekilde gerçekleştiği iddia edilen ağır cinsel istismar vakaları sebebiyle, Ersoy için tüm suçların toplamında alt sınırı 266 yıl olan devasa bir hapis cezası öngörülüyor.
Operasyonun Geçmişi ve İlk Tepkiler
Geçtiğimiz yılın son ayında jandarma ekiplerinin eş zamanlı baskınlarıyla kamuoyunun gündemine oturan operasyonda, aralarında medya sektöründen isimlerin de bulunduğu şüpheliler adalete teslim edilmişti. Gözaltı sürecinin hemen ardından çalıştığı televizyon kanalıyla ilişiği tamamen kesilen Ersoy, hakim karşısındaki ilk savunmasında hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddetmişti. Yaşananları bir "itibar suikastı" olarak nitelendiren şüpheli, hayatı boyunca yasa dışı hiçbir madde kullanmadığını beyan etmişti.
Aynı soruşturma kapsamında üç kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, dört şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Adli Tıp Raporu İfadeleri Değiştirdi
Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli kırılma noktası ise Adli Tıp Kurumu'ndan gelen resmi analiz sonuçları oldu. Alınan saç numunelerinde pozitif bulgulara rastlanması üzerine, Ersoy önceki savunmasından vazgeçerek savcılığa ek ifade sundu ve madde kullanımını itiraf etti. Aynı dosya kapsamında tutuklu bulunan bir başka televizyoncunun tahlillerinde de benzer şekilde birden fazla farklı yasaklı maddenin tespit edildiği kayıtlara geçti.
Farklı İsimler Dosyaya Dahil Oldu
İtiraf sürecinde, olayların başlangıç noktasına dair yeni iddialar da tutanaklara yansıdı. Şüpheli, söz konusu maddelerle ilk temasının meslektaşı Veyis Ateş aracılığıyla, kendi ikametgahında gerçekleştiğini öne sürdü.
Bu ağır suçlamaların odağındaki Ateş ise iddiaları reddederek, adı geçen adrese geçmiş yıllarda sadece dostane ziyaretler amacıyla gittiğini ve asılsız beyanlarla mesleki kariyerinin zedelenmeye çalışıldığını savundu. Kan analizleri temiz çıkan Ateş'in, geriye dönük daha uzun süreli veri sağlayan saç teli testini ise henüz yaptırmadığı belirtiliyor.




