Türkiye'de miras intikal süreçleri çoğu zaman bürokratik engellere takılıyor. Vatandaşlar yüksek harçlar ve uzun süren davalarla uğraşmak zorunda kalıyor. Oysa mevzuatta yer alan 'Rıza-i Taksim' uygulaması, bu yükü hafifletiyor. Tapu ve Kadastro düzenlemelerine göre, mirasçılar kendi aralarında uzlaştığında işlem yapmak çok daha kolay hale geliyor. İşte masraftan kurtaran o yöntemin detayları ve miras hukukundaki yeni düzenlemeler...

TAPU MÜDÜRLÜĞÜ YETİYOR
Kardeşler arasında mülk paylaşımında en büyük maliyet kalemi noter harçları oluyor. Ancak 'Rıza-i Taksim' sözleşmesiyle bu giderden kaçınmak mümkün.
Eğer tüm mirasçılar paylaşım konusunda hemfikirse, noter onayına gerek kalmıyor. Doğrudan Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvurularak işlem yapılabiliyor. Hatta e-Devlet veya WebTapu üzerinden de süreç başlatılabiliyor. Tapu memuru huzurunda atılan imzalar resmiyet taşıyor ve ek masraf çıkmıyor.
ANLAŞMAZLIKTA ARABULUCU ŞARTI
Miras kalan kişiler uzlaşma sağlayamadıkları durumlarda ise yargı yolundan önce yeni bir aşama daha var. Adalet sistemindeki reformla birlikte 'İzale-i Şüyu' (Ortaklığın Giderilmesi) davalarından önce arabuluculuk zorunlu hale geldi.
Bu sistem sayesinde kardeşler mahkemeye gitmeden önce bir arabulucu eşliğinde sorunu çözmeye çalışıyor. Bakanlık verileri, birçok anlaşmazlığın bu aşamada çözüldüğünü ve dava masraflarının önüne geçildiğini gösteriyor.
TARIM ARAZİLERİNE KİRA MODELİ
Miras hukukunda tarım arazileri için de kritik bir düzenleme devrede. Eğer miras kalan bir tarla, anlaşmazlık nedeniyle iki yıl boyunca üst üste ekilmezse devlet devreye giriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, atıl kalan bu arazileri kiraya vererek üretime kazandırıyor. Elde edilen kira geliri ise mirasçıların banka hesaplarına yatırılıyor.




