Türkiye’de iç göç hareketliliği yıllardır demografik yapıyı şekillendiriyor. Büyükşehirler iş, eğitim ve sosyal imkânlar nedeniyle yoğun göç alırken, bazı iller ise nüfus kaybı yaşıyor. Peki herkes kendi nüfusuna kayıtlı olduğu ilde yaşamaya devam etseydi tablo nasıl olurdu? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yapılan projeksiyon, bu soruya dikkat çekici bir yanıt veriyor. .
Osmaniye’nin Nüfusu 715 Bin 300’e Yükselirdi
Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Osmaniye, göç veren iller arasında bulunuyor. TÜİK’in nüfusa kayıtlı olunan il verileri esas alındığında, Osmaniye kütüğüne kayıtlı olup başka şehirlerde yaşayan yüz binlerce kişi olduğu görülüyor. Herkes kendi ilinde yaşasaydı Osmaniye’nin nüfusu 715 bin 300’e çıkacaktı.
İç Göç Gerçeği ve Nüfus Dağılımındaki Dengesizlik
Türkiye’de sanayileşme, eğitim olanakları ve istihdam fırsatları, nüfusun belirli merkezlerde toplanmasına neden oluyor. Özellikle Marmara ve İç Anadolu bölgelerindeki büyükşehirler, Anadolu’nun farklı illerinden yoğun göç alıyor. Bu durum, bazı illerin nüfusunun fiilen azalmasına yol açarken, kayıtlı nüfus ile yaşayan nüfus arasında fark oluşturuyor.
“Herkes kendi ilinde yaşasaydı illerin nüfusu ne kadar olurdu?” sorusu da tam olarak bu farkı ortaya koyuyor. Osmaniye örneğinde olduğu gibi birçok il, kayıtlı nüfus bakımından daha yüksek bir potansiyele sahip. Ancak ekonomik ve sosyal koşullar, bu potansiyelin yerinde kalmasını zorlaştırıyor.
Olası Senaryoda Sosyoekonomik Etkiler Ne Olurdu?
Eğer herkes kendi ilinde yaşasaydı, sadece nüfus sayıları değil; şehirlerin altyapı ihtiyacı, kamu hizmetleri planlaması ve yerel ekonomi dengeleri de köklü biçimde değişirdi. Osmaniye’nin nüfusunun 715 bin 300’e çıkması; konut talebinden istihdama, eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda yeni bir planlama gerektirirdi.