Halk arasında anlatılan en güçlü rivayete göre Hasan Dede, vefatından önce annesine sır dolu bir vasiyette bulunur: "Anne, ben eve gelmezsem, hırkam nerede bulunursa türbemi oraya yaptırın." Taşların üzerinde bulunan hırkanın izini süren köylüler, bugünkü dairesel gövdeli türbeyi inşa ederler. İnanışa göre türbenin içinde aslında bir mezar yoktur; burası sadece dedenin kerametinin bıraktığı manevi bir makamdır.
Kalbi temiz olanın geçtiği "Günah Deliği"
Türbenin en çok dikkat çeken ve ziyaretçi çeken noktası ise kıble yönündeki duvarda yer alan dar penceredir. Yöre halkı arasında bu pencereye "Günah Deliği" denilmektedir. Efsaneye göre, kalbi temiz ve günahsız olan insanlar bu daracık pencereden hiç zorlanmadan geçebilirken; günahı çok olanların orada sıkışıp kaldığına inanılır. Bu mistik ritüel, türbeyi ziyaret edenlerin en çok merak ettiği detayların başında geliyor.
Çukurova'nın manevi muhafızları
Hasan Dede'nin tek başına olmadığı, bölgedeki manevi koruyuculardan biri olduğu anlatılır. Efsaneye göre Hasan Dede; Cabbar Dede ve Möhle Dede ile kardeştir. Bu üç kardeşin Çukurova topraklarını kötülüklerden korumak için farklı noktalarda manevi nöbet tuttuğu rivayet edilir.
Özellikle hafta sonları dilek dilemek, şifa bulmak ve bu asırlık efsaneye yerinde tanıklık etmek isteyenlerin uğrak noktası olan Hasan Dede Türbesi, Osmaniye’nin kültürel ve mistik mirasını yaşatmaya devam ediyor.



