Anadolu'nun zengin mutfak kültürünün en özel örneklerinden biri olan etli kömbe, Osmaniye'de kuşaklardır süregelen bir geleneğin en lezzetli hali. Özellikle Ramazan ve Kurban Bayramlarında, düğünlerde veya özel misafirler ağırlanacağı zaman bir araya gelen kadınlar, bu zahmetli ama bir o kadar da keyifli lezzeti hep birlikte hazırlıyor. Günler öncesinden planlar yapılıyor, malzemeler hazırlanıyor ve kömbe gününde komşular, akrabalar tek bir çatı altında buluşuyor.

Birlikten Doğan Lezzet: Kömbe İmecesi
Etli kömbe yapmak, tek başına oldukça meşakkatli bir iştir. Ancak Osmaniye'de bu zorluk, "imece" kültürüyle tatlı bir telaşa dönüşüyor. Bir evde toplanan kadınlardan kimi hamuru yoğurur, kimi oklavayla incecik açar, kimi de soğanları doğrayıp kıymalı içi hazırlar. Bu iş bölümü sırasında edilen sohbetler, anlatılan anılar ve atılan kahkahalar, kömbenin hamuruna karışan en değerli malzeme oluyor. Bu birliktelik, komşuluk ilişkilerini güçlendirirken, genç kızlara da bu önemli geleneği uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunuyor.

Zahmeti Çok, Lezzeti Eşsiz
Kömbenin lezzet sırrı, özenle hazırlanan iç harcında ve hamurunda gizli. Elle yoğrulan hamur, mayalandıktan sonra bezelere ayrılıyor ve oklavalarla tepsiden taşacak incelikte açılıyor. Ayrı bir yerde kavrulmuş bol soğanlı ve baharatlı kıyma, bu incecik yufkaların arasına kat kat seriliyor. Üzerine son kat yufka da kapatıldıktan sonra dilimlenip fırına veriliyor. Fırından yükselen ve bütün mahalleyi saran o mis gibi koku, bayramın ve özel günlerin habercisi sayılıyor. Altı ve üstü nar gibi kızaran kömbe, sıcak sıcak servis edildiğinde yiyenlere adeta bir lezzet şöleni yaşatıyor.




