Osmaniye mutfağının asırlık lezzet sırları ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tarifleri Şef Ali Küpeli’nin kalemiyle ölümsüzleşti. Gastronomi Elçisi Küpeli, uzun yıllar süren saha çalışmalarının ardından kentin zengin ziyafet kültürünü "Osmaniye’nin Lezzet Hazinesi" adlı kitabında bir araya getirerek gelecek nesillere aktaracak kalıcı bir esere imza attı.

Osmaniye Lezzet Hazinesi Kitabı Neden Önemli Bir Boşluğu Dolduruyor?
Anadolu’nun köklü kültürünü ve bereketli Çukurova topraklarını harmanlayan Osmaniye mutfağı, tarihinin en kapsamlı gastronomi eserine kavuştu. Şef ve Gastronomi Elçisi Ali Küpeli, kentin zengin yemek kültürünü, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel tariflerini ve bu lezzetlerin arkasındaki yaşanmışlıkları tek bir kaynakta topladı. Uzun yıllara dayanan aşçılık tecrübesini bu esere aktaran Küpeli, kentin gastronomi mirasını dijitalleşen dünyada kaybolmaktan kurtarmayı hedefliyor.

Bir Şehrin Hafızası Sofralarında Nasıl Yaşar?
Kitabın önsözünde Osmaniye’nin coğrafi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Şef Ali Küpeli, bir kentin hafızasının sokaklarında, yaylalarında ve özellikle de sofralarında yaşadığını vurguladı. Torosların serin rüzgârıyla beslenen bu toprakların gizli bir gastronomi hazinesi olduğunu belirten Küpeli, yerel mutfağın sadece birer tüketim maddesinden ibaret olmadığını, her tabağın yaşatılması gereken birer kültürel kimlik vesikası olduğunu ifade etti.
Osmaniye EsnafLokantası Sahibi Mehmet Demir:
"Yıllardır çarşıda geleneksel lezzetler üretiyoruz ancak genç nesil eski tarifleri bilmiyor. Ali Şef'in bu çalışması sayesinde artık mutfağımızın da bir anayasası oldu. Kültürümüzün kayıt altına alınması biz yerel esnafı gururlandırdı."
"Aşçılık Karın Doyurmak Değil Kültürü Yaşatmak Sanatıdır" Sözü Ne Anlama Geliyor?
Meslek hayatı boyunca edindiği tecrübeleri aktaran deneyimli şef, bir yemeğin gerçek değerinin sadece lezzetinde değil, taşıdığı hikâyede gizli olduğunu belirtti. Kitabında her kebabın ateşinde bir ustanın emeği, her kömbenin hamurunda ise bir annenin sevgisi olduğunu hatırlatan Küpeli, "Aşçılık karın doyurmak değil, kültürü yaşatmak sanatıdır" diyerek mutfak kültürünün toplumsal hafızadaki yerine işaret etti. Bu yaklaşım, eseri kuru bir yemek tarifi kitabı olmaktan çıkarıp bir kent sosyolojisi belgesine dönüştürüyor.
Bu Eser Genç Şeflere ve Lezzet Tutkunlarına Nasıl Rehber Olacak?
"Osmaniye’nin Lezzet Hazinesi" isimli eserde, kentin meşhur et yemeklerinden kebaplarına, geleneksel kömbelerinden zeytinyağlılarına ve yayla lezzetlerine kadar çok geniş bir yelpazede orijinal tarifler yer alıyor. Kitabın, Osmaniye’nin gastronomi değerlerinin ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği değeri görmesine katkı sağlaması, mesleğe yeni adım atan genç aşçılara ilham vermesi ve gurme turlarına çıkan lezzet gezginlerine rehberlik etmesi bekleniyor.
Bu haber ilk olarak Ali Küpeli Basın bildirisi ile yayınlanmış olup ilgili kaynaklar üzerinden tarafımızca doğrulanmıştır.






