Osmaniye’de siyasetin iki güçlü ismi, geçmişleriyle yürek burkan bir benzerliği paylaşıyor. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) çatısı altında görev yapan eski Belediye Başkanı Kadir Kara ile halihazırdaki Başkan İbrahim Çenet’in yolları sadece siyasette değil, çocukluk anılarında da kesişiyor. Her iki ismin de küçük yaşta babalarını kaybettikleri ve yetim olarak büyüdükleri ortaya çıktı.
Siyaset sahnesinde rakip değil, aynı ideal uğruna çalışan iki isim olan Kara ve Çenet’in bu ortak yönü, kamuoyunda büyük bir ilgi ve duygusal bir yankı uyandırdı. Siyasette böylesine içten ve insani bir kesişim, genellikle nadir rastlanan türden.

Aynı Partideler, Benzer Kaderleri Paylaşıyorlar
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde MHP'den Osmaniye Belediye Başkanı seçilen İbrahim Çenet, görevini aynı partiden selefi Kadir Kara’dan devraldı. Ancak bu devir teslim sadece bir siyasi bayrak yarışı değil, aynı zamanda derin bir hayat hikâyesinin sürekliliğiydi.
Kadir Kara’nın uzun yıllar yürüttüğü belediye başkanlığı görevi boyunca sergilediği duruş ve halkla kurduğu bağ, onun zorluklarla yoğrulmuş kişiliğinin bir yansımasıydı. Benzer şekilde, yeni Başkan İbrahim Çenet de küçük yaşta yaşadığı kayıplara rağmen eğitim hayatında gösterdiği başarılarla dikkat çekti.
İki başkanın da çocukluklarını şekillendiren bu büyük eksiklik, onları daha kararlı, daha duyarlı bireyler haline getirmiş olabilir. Toplumun sorunlarına karşı gösterdikleri empati ve çözüm odaklı yaklaşımlar, belki de geçmişlerinde yaşadıkları bu ortak acıya dayanıyor.

Mücadeleleri Gençlere İlham Veriyor
Yetimlikle sınanan bir çocukluk, çoğu zaman ya kırılgan bir hayat ya da dimdik ayakta durmayı öğrenen bir birey doğurur. Kara ve Çenet, ikinci yolu seçmiş gibi görünüyor.
İkisi de hayata karşı güçlü bir duruş sergileyerek yalnızca bireysel başarıya değil, toplumsal katkıya da odaklanmış durumda. Eğitim hayatlarını başarıyla tamamlamış, ardından kamu hizmetinde üst noktalara gelmiş olmaları, özellikle gençler için örnek alınacak bir yaşam öyküsü sunuyor.
Bugün ulaştıkları makamlar, sadece kişisel zaferlerin değil, aynı zamanda zorluklara boyun eğmeyen bir iradenin sonucu olarak görülüyor. Bu yönleriyle Kara ve Çenet, Osmaniye’de siyasetin ötesinde toplumsal hafızada da iz bırakıyorlar.

Osmaniye Siyasetinde Sessiz Bir Ortaklık
Belediye başkanlığı gibi sorumluluğu yüksek bir görevde bulunmak, karakteri güçlü bireyler gerektirir. Bu noktada, hem Kadir Kara hem de İbrahim Çenet’in yaşam öyküleri, görevlerine yükledikleri anlamı daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor.
Siyasi arenanın çoğu zaman görünmeyen, konuşulmayan yönlerinden biri de bu insani detaylar. Osmaniye kamuoyu için bu bilgi, iki başkanın da sadece politik figürler değil, hayatla erken yaşta yüzleşmiş, mücadeleyle yoğrulmuş bireyler olduğunu gösterdi.
Bu tür hikâyeler, siyasetin yalnızca strateji ve rekabetten ibaret olmadığını; aynı zamanda insanı, duyguyu ve dayanışmayı da içinde barındırdığını hatırlatıyor.


