Bir zamanlar taşlık ve verimsiz olarak görülen yamaçlar şimdi kıpkırmızı çilek tarlalarına, yıllardır ekilmeyen atıl araziler ise milyonlarca zeytin ağacına ev sahipliği yapıyor. Osmaniye, Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen kapsamlı kalkınma projeleriyle tarımda adeta bir rönesans yaşıyor. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) ve Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP) gibi programlar sayesinde binlerce çiftçi, %100'e varan hibe destekleriyle üretim kapasitesini artırırken, katma değeri yüksek alternatif ürünlerle gelirini katlıyor.

Boş Tarlalar Yeşerdi, Çiftçinin Yüzü Güldü
Osmaniye'de yaklaşık 10 bin dekarlık atıl arazinin yeniden ekonomiye kazandırılması hedefiyle başlatılan TAKEP, kısa sürede somut sonuçlar verdi. Proje kapsamında çiftçilere %75 hibeli on binlerce "mavi sertifikalı" zeytin fidanı, yüzlerce ton buğday ve arpa tohumu ile binlerce dekar alana yetecek ayçiçeği tohumu dağıtıldı.
Bu desteklerin en çarpıcı sonucu zeytincilikte yaşandı. Son 20 yılda devlet destekleriyle tarıma elverişsiz 158 bin dekarlık araziye 5 milyon zeytin ağacı dikildi. Osmaniye'nin zeytin ağacı varlığı 460 binden 5,5 milyona, yıllık üretim ise 5.300 tondan 103.000 tona fırladı. Tarım ve Orman İl Müdürü Erdem Kolabaş, dağıtılan Gemlik-21 çeşidi fidanların hastalıklara dayanıklı ve yağ oranının yüksek olduğunu belirterek, kalitenin de arttığını vurguladı.
Vali Dr. Erdinç Yılmaz, fidan dağıtım törenlerinde çiftçilere seslenerek, "Osmaniye'miz zeytincilikte ciddi bir ivme kazandı. Her zaman yanınızdayız ve yanınızda olmaya devam edeceğiz. Kazancınız, ürünleriniz bol olsun," diyerek devletin desteğinin süreceği mesajını verdi.

Dağ Başında Çilek Mucizesi
Kalkınmanın bir diğer ayağını ise küçük çiftçiyi hedefleyen KDAKP oluşturuyor. Proje, özellikle kadın ve genç çiftçilere sağladığı pozitif ayrımcılıkla dikkat çekiyor. Bahçe ilçesinde yaşayan Mustafa Kayım, bu destekle hayatı değişen çiftçilerden sadece biri. Kayım, aldığı %70 hibe desteğiyle 1000 rakımdaki atıl arazisini modern bir çilek bahçesine dönüştürdü. "Allah devletimizden razı olsun. Burası boş duracağına hem bana hem ülkeme faydalı olacak," diyen Kayım, ürününü satmak için alıcıların şimdiden hazır olduğunu belirtiyor.
Projenin başarısı, pazar dinamiklerini gözeten stratejik planlamada yatıyor. Çilek bahçeleri, sahil bölgelerinde hasat bittikten sonra ürünün pazara çıkacağı yüksek rakımlı köylerde kuruluyor. Bu sayede çiftçiler, ürünlerini daha yüksek fiyattan satma imkânı buluyor. Proje kapsamında çiftçilerin ürünlerini satabilmeleri için ilçelere yeni pazar yerleri de inşa edildi.

Büyük Yatırımlar Değer Zincirini Tamamlıyor
Küçük çiftçiye ve atıl arazilere yönelik bu hamleler, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı'nın (DOĞAKA) büyük ölçekli sanayi yatırımlarını teşvik etmesiyle tamamlanıyor. Ajans, bölgede kurulacak minimum 1000 baş kapasiteli et entegre tesisleri, modern seralar ve yer fıstığı işleme fabrikaları gibi büyük yatırımlara özel teşvikler sunuyor. Bu strateji, KDAKP ve TAKEP ile üretimini artıran çiftçilerin ürünlerini satabileceği garantili bir pazar oluşturarak, katma değerin bölgede kalmasını sağlıyor.
Osmaniye, tabandan tavana işleyen bu entegre kalkınma modeliyle, sadece topraklarını değil, aynı zamanda kırsalın kaderini de değiştirerek tüm Türkiye'ye örnek oluyor.





