Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan hekimlerin bir WhatsApp grubunda paylaştığı mesajlar, kentteki sağlık sisteminin geldiği kritik noktayı gözler önüne serdi. Bir doktorun paylaşımlarıyla alevlenen tartışma, polikliniklerdeki yoğunluğun ve plansızlığın hem sağlık çalışanlarını hem de gerçek hastaları nasıl mağdur ettiğini ortaya koydu.

Osmaniye'de Doktorlar (4)


Kâğıt Üzerinde "Eğitim ve Araştırma," Gerçekte "Tıkanmış Poliklinik"

"Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi" unvanının sadece kâğıt üzerinde kaldığını belirten hekimler, hiçbir eğitim kliniğinin açılmadığını ve nitelikli araştırmanın engellendiğini vurguluyor. Bu durum, hastanenin gelişimini engellerken, tıbbi hizmet kalitesini de olumsuz etkiliyor.

Osmaniye'de Doktorlar (2)

Her Gün 10 Bin Yeni Başvuru, Her Ay Şehir Nüfusu Muayene

Günde 10 bin yeni başvuru alan Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, her ay neredeyse tüm şehir nüfusu kadar hasta muayene ediliyor. Ancak sorun sadece sayı değil; hastaların 10 gün içinde aynı tetkikler için defalarca başvurması ve "gerek yok" denilmesine tepki göstermesi, hem sağlık personelini yoruyor hem de muazzam bir ekonomik yük oluşturuyor. Hekimler, durumun vahametini ortaya koyuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Osmaniye'de Doktorlar (1)

Çevre İllerden Akın ve Sevk Zinciri Sorunu

Hastanenin hasta yükünün yarısına yakını Osmaniye dışından geliyor. Nurdağı, Islahiye, Türkoğlu, Payas, Beyoğlu, Erzin, Dörtyol, İskenderun, Kırıkhan ve Ceyhan gibi yerlerden sürekli hasta akışı var. Kendi bünyelerinde yeni hastane binaları yapılan Düziçi, Hasanbeyli, Toprakkale ve Sumbas gibi ilçelerden dahi hastaların Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelmesi, merkezin kilitlenmesine neden oluyor.

Hekim ve Personel Tükenmişliği: Hasta Başına 1-2 Dakika

Yoğunluk, hekimleri ve personeli tükenme noktasına getirdi. Günde yüzlerce hastaya bakmak zorunda kalan hekimler, sabah gördükleri hastayı öğleden sonra tanıyamaz hale geldiklerini, hasta başına düşen sürenin bir-iki dakikaya indiğini belirtiyor. Zorunlu hizmetle gelen hekimlerin Osmaniye’de kalmak istemediği, deprem sonrası gelen hekim sayısından çok daha fazlasının şehirden ayrıldığı vurgulanıyor. Hemşire, hekim ve temizlik personeli açığı varken, İl Sağlık Müdürlüğü gibi diğer birimlerde pasif görevde olan hekimlerin olması tepki çekiyor.

Osmaniye'de Doktorlar (3)

Sahte Mağduriyetler ve Teyitsiz Haberler

Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki krizin derinleşmesinde basında yer alan teyitsiz iddialar ve asılsız haberler de önemli bir rol oynuyor. Hekimler, bazı gazetecilerin “muayene olamadım” gibi iddiaları araştırmadan, tarafsızlık ilkesini gözetmeden haberleştirmesinin sağlık sistemini tıkadığını ve sağlık çalışanlarının moralini derinden sarstığını belirtiyor.

Özellikle yerel basında ve sosyal medyada sık sık yer alan bu asılsız haberler, sağlık çalışanlarının fedakarlıklarını gölgede bırakırken, halk nezdinde de hekimlere karşı güvensizlik oluşturuyor. Hastane yönetiminin ve hekimlerin verdiği bilgilere göre, bazı hastaların "muayene olamadım" iddialarının, sistemden yapılan basit bir kontrolle yalanlandığı görülüyor. Örneğin, son bir hafta içinde iki kez kadın doğum uzmanına muayene olan bir kadının "iki buçuk aydır muayene olamadım" diyerek şika

Aslında Çözüm Çok Basit

Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki krize çözüm olarak hekimler, çevre illerden ve ilçelerden gelen kontrolsüz hasta akışını durdurmak için sevk zincirinin sıkılaştırılmasını ve acil durumlar hariç hastaların öncelikle kendi bölgelerindeki hastaneleri kullanmasının zorunlu kılınmasını istiyor. Ayrıca, tıbbi bir gereklilik olmadığı halde kısa sürede tekrar eden gereksiz muayene ve tetkikler için (kronik hastalar hariç) ücret farkı alınması, muayene sürelerini artırmak adına polikliniklere kota konulması ve personel eksikliğinin giderilerek zorunlu hizmet hekimlerinin şehirde kalmasının teşvik edilmesi gibi somut adımların atılması gerektiği vurgulanıyor.

"Alternatifi Olsa Hiçbirimiz Hekimlik Yapmak İstemiyoruz"

Sağlık sistemindeki yapısal sorunları ele alan haberimize ek olarak, bir hekimin paylaştığı son mesajlar, hekimlik mesleğinin geldiği noktayı ve yaşanan mali çıkmazı çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hekim, alternatif imkanları olması halinde meslektaşlarının çoğunun mesleği bırakmaya hazır olduğunu ve her yıl Türkiye'de 5000'e yakın hekimin yurt dışına gitmek için başvuru yaptığını belirtirken, mevcut sistemin mali adaletsizliklerini ve dinlenme hakkını dahi engellemesini sert bir dille eleştirdi; ek ödeme ve döner sermaye alabilmek için yılda 10 günden fazla izin kullanılamadığını, mali kayıp korkusuyla yıllık izinlerin bile tam kullanılamadığını vurguladı.

Alınan bu ek ödemelerden yüzde 40’a varan yüksek vergi kesintileri yapılmasına rağmen, bu tutarların emekli maaşı ve tazminata yansıtılmamasının yarattığı mağduriyeti dile getiren hekim, isyanını "alternatifi olsun hepimiz hekimlik yapmak istemiyoruz yemin ederim" sözleriyle özetledi.

*Bu haber içeriğinde yer alan görsellerin üretim aşamasında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılmıştır. Ortaya çıkan görsel materyaller de dâhil olmak üzere tüm içerik telif hakları kapsamında koruma altındadır ve yazılı izin olmaksızın herhangi bir mecrada kullanılması, çoğaltılması veya değiştirilmesi durumunda yasal yollara başvurulacaktır.

Muhabir: Mustafa Düzenli