Osmaniye mutfak kültürünün yapı taşlarından biri olan sıkma, Pazar sabahları aileleri aynı sofra etrafında buluşturmaya devam ediyor. Özellikle Çukurova bölgesinde yüzyıllardır süregelen bu gelenek, modern şehir hayatında bile tazeliğini koruyor. Normal şartlarda mahalle aralarında komşuların bir araya gelerek tandır başında gerçekleştirdiği bu sosyal etkinlik, günümüzde evlerdeki ocak başlarına taşınarak aile içi bir imece usulüne dönüştü.
Yer Sofrasından Ocak Başına Lezzet Yolculuğu
Geleneksel hazırlık süreci, sabahın erken saatlerinde hamurun yoğurulmasıyla başlıyor. Osmaniye'deki evlerde kurulan yer sofralarında maharetli ellerle açılan bezeler, oklava yardımıyla tek tek yufka haline getiriliyor. Eskiden sadece bahçelerdeki saclarda odun ateşiyle pişirilen bu lezzet, şimdilerde mutfaklardaki ocaklar üzerinde yer alan döküm tavalar sayesinde apartman dairelerinde de aynı iştahla hazırlanıyor.
İmece Usulü Hazırlanan Kahvaltılık Şöleni
Osmaniye başta olmak üzere Kahramanmaraş, Adana ve Mersin hattında ortak bir miras olan sıkma, sadece bir yiyecek değil aynı zamanda bir paylaşım biçimi olarak görülüyor. Ailenin bir ferdi hamuru açarken, diğeri ocak başında pişirme işlemini üstleniyor. Sıcağı sıcağına tereyağı ile yağlanan yufkaların içerisine peynir, çökelek veya patatesli harç eklenerek rulo haline getiriliyor. Ortaya çıkan dumanı üstünde sıkmalar, Pazar kahvaltılarını sıradan bir öğün olmaktan çıkarıp bir şölene dönüştürüyor.
Geleneksel Tatlardan Modern Fast Food Dünyasına
Tarihi çok eskilere dayanan bu kadim lezzet, günümüzde sadece evlerde değil turistik mekanlarda da büyük ilgi görüyor. Yerel bir "fast food" ürünü olarak tescillenen ve her geçen gün popülaritesi artan sıkma, sağlıklı ve doyurucu yapısıyla her kesime hitap ediyor. Osmaniyeliler için ise evde yapılan sıkmanın yeri, aile sıcaklığını ve geleneksel bağları temsil ettiği için her zaman bambaşka bir noktada duruyor.