Osmaniye'nin Kırmacılı köyünde, Çukurova'nın sıcak iklimine meydan okuyan ve tamamen doğadan elde edilen malzemelerle inşa edilen tarihi "huğ evler", zamana karşı direniyor. Yaklaşık 60 yıl önce sıfır maliyetle yapılan bu ekolojik mimari harikalarından ayakta kalan son örneklerden biri, şimdilerde keçi barınağı olarak kullanılıyor.
Sepet Örer Gibi İnşa Edilen Ekolojik Yuvalar
Bundan 50 yıl öncesine kadar Kırmacılı köyü Tülücüler mahallesinde, taş ev yapmaya gücü yetmeyen ailelerin tercihi olan huğ evler, Çukurova'nın iklim koşullarına tam uyumlu bir modeldi. Bu evlerin yapımında kullanılan tüm malzemeler doğrudan doğadan temin ediliyordu. Evlerin iskeleti, esnek çalı dalları kullanılarak adeta bir sepet örer gibi örülüyordu. Bu teknikte özellikle "Murt", "hayt" ve "çirpinti" gibi yerel çalı tipi ağaçların dalları tercih ediliyordu.
Sıfır Maliyetli Mimari Saman ve Çamurun Uyumu
Huğ evlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri de sıfır maliyetli olmasıydı. Sepet gibi örülen duvarların içi ve dışı, saman ile karıştırılan toprak çamurla sıvanıyordu. Bu doğal sıva, yazın evlerin serin, kışın ise sıcak kalmasını sağlayan mükemmel bir yalıtım malzemesi görevi görüyordu. Bu yapılar, modern ekolojik mimarinin ilkel ancak son derece etkili bir örneği olarak öne çıkıyor.
300 Haneli Köyün Ayakta Kalan Son Tanığı
Bir zamanlar 300 haneli olan Kırmacılı köyünde bu geleneksel evlerden geriye sadece birkaçı kalmış durumda. Yaklaşık 60 yıl önce inşa edilen ve hala ayakta durmayı başaran bu son huğ ev, köyün yaşayan hafızası niteliğinde. Ancak bu tarihi yapı, artık bir aile yuvası değil, keçi barınağı olarak kullanılıyor.
Orijinal Çatısı Saz, Şimdiki Çinko
Bu tarihi evlerin orijinal mimarisinde çatılar da doğadan temin edilirdi. Çatılar genellikle sazlarla kaplanır ve bu sazlar yıprandıkça her 3-4 yılda bir takviye edilirdi. Şu an ayakta kalan evin üzerindeki çinko çatı ise, yapının ömrünü uzatmak için sonradan eklenmiş modern bir müdahale. Bu durum, yapının orijinalliğini kısmen değiştirse de, ayakta kalmasını sağlamış. Kırmacılı köyündeki bu son örnek, Çukurova'nın kaybolmaya yüz tutmuş bu değerli mimari mirasının korunması için önemli bir simge niteliği taşıyor.