Osmaniye’nin yüksek rakımlı yaylalarında Toros Dağları’nın zorlu coğrafyasında yetişen andız kozalakları, üreticilerin binbir emeğiyle şifa deposu andız pekmezine dönüştürülüyor. Bölgede "siyah altın" olarak anılan doğal ürün, zorlu üretim yolculuğunun ardından sofralardaki yerini alıyor.
Yüksek Rakımlarda Zorlu Tırmanış
Osmaniye ve çevresindeki dik yamaçlarda yer alan andız ağaçlarına tırmanan üreticiler, kozalakları tek tek topluyor. İmece usulüyle bir araya getirilen kozalaklar, taş ya da baltalar yardımıyla kırılarak küçük parçalara ayrılıyor.
Günler Süren Meşakkatli Süreç
Kırılan kozalaklar geniş kazanlarda 2-3 gün boyunca suda bekletilerek şıranın suya geçmesi sağlanıyor. Ardından çuvallarla süzülen şıra, odun ateşinde kurulu bakır kazanlara aktarılıyor. Saatler süren kaynatma işleminde kıvam alan pekmez, hiçbir katkı maddesi veya şeker eklenmeden tamamen doğal yöntemlerle hazırlanıyor.
"Katkısız ve Tamamen Şifa Deposu"
Yöre üreticileri, geleneksel yöntemlerle hazırlanan andız pekmezinin solunum yolu rahatsızlıklarından bağışıklık sistemine kadar pek çok alanda doğal destek sağladığını ve bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirtiyor.




