Osmaniye ilinin eski adı nedir? Yanıt Cebelibereket! Yalan!
Osmaniye bölgesinde Türkler 1082 yılından beri yaşıyorlar, hem de kitleler halinde. Sorsan Osmaniye ilinin eski adı nedir diye, yanıt Cebelibereket olur. Peki biz de soralım; bu isim ne zaman verilmiş? 1879 yılında. Nereye? Amanos Dağları ortasında ve hatta tepesindeki Yarpuz adlı ve yüzyıllardır Türklerin yaşadığı bölgeye… Osmaniye bölgesinin 800 yıldır adı Ulaşlı, Gavur Dağlarıdır. Gavr, verimli bölgeler ve arazi demektir. Gavur da bu gavr sözünden türetilmiştir.
Bu Osmaniye bölgesinin sekiz yüz yıldır yaşayan ve kentler kuran en temel halkı Ulaşlılardır. Peki neden bölgemizin neredeyse bin yıla yaklaşan tarihi, isim ve unvanı söylenmez, inkar edilir de sadece bölgeye Osmanlıların egemen olduğu ve verdiği isim söylenir? 1879 ile 1918 yılları arası, sadece kırk yıldır bu Cebel ismi. Zaten Gavur Dağı’nda dağ sözünün Arapça söylenişi de cebel demektir. Biz bu bölgenin temel halklarından Ulaşlılar ve bu halkın da önemli bir oymağını kısaca ele alacağız.
Çenet Kadir Ağa ve Çenetoğulları federe devleti
Bu Çenet Kadir Ağa, bir Ulaşlı Türk Beyidir. Mezarı Çardak köyü Kastal tepesindedir ve 1870 doğumludur. Bu mezarlık Çenetli aile büyüklerinin özel mezarlığıdır. Bunun babası Çenet İbrahim Ağa, 1800’den hemen sonra Çardak köyü Sülüklü mahallesinde doğmuştur. Ölüm yeri ve mezarı Çardak köyü Cennet Pınarı mahallesi mezarlığıdır. Bu yaşadığı dönem ve yüzyılda en az elli bin kişilik Çenetoğulları federe devleti hanıdır. Bu bilgi Ahmet Cevdet Paşa’nın Maruzat adlı kitabında da yer alır. Onun babası Çenet Zahir Memet’tir ki doğumu Çardak kentidir. Kentin o zamanki nüfusu on bindir ve burası Çenetoğulları federe devleti başkentidir. Çenet Zahir Memet’in doğumu 1700’ün son yıllarıdır ve bugün mezarı Çardak bölgesi Cennet Pınarı mezarlığında yatmaktadır.
Çenet Zahir Memet’in babası Çenet Hasan Ağa, onun babası ise Çenet Ali Ağa’dır. Bunun mezarı sevgili Erzin obamıza bağlı Burnaz ve Turunçlu köyleri bölgesindedir. Bunları daha eskiye doğru bilmek isterseniz, Osmaniye’de Ariel Kitapevi’nde satılan, OKÜ öğretim üyesi Necdet Arı’nın düzenlediği "Bir Zamanlar Osmaniye" adlı kitapta daha geniş görebilirsiniz.
Kurtuluş Savaşı ve bağımsızlık mücadelesi
Çenet Kadir Ağa, 1918 yıllarında ülkemizin işgali sırasında Amanos Dağlarının doğu ve batı yakasındaki Türk topluluklarıyla birliği sağlayıp bir Türk beyliği ve devleti kurmuşlardır. Kendisi 5.5 yıl bu devletin "Ağalar Ağası" ünvanıyla başkanlığını yapmıştır. 1924 yılı 14 martında bu Ulaşlı Türk beyliği Ankara merkezli Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.
Çenet Kadir Ağa’nın on iki çocuğundan en büyük oğlu Çenet Musa Çavuş 1888 doğumludur ve Kurtuluş Savaşı’nın fedakar asker komutanlarından birisidir. Bu Çenet Musa Çavuş’un en büyük oğlu Hasan Çenet’tir. Kendisi Osmaniye’de yıllarca CHP’nin kent başkanlığını yapmış, 1960 ile 1964 yıllarında kentin kaymakamı Ali Arguvanlı ile paralel belediye başkanlığı yapmış, daha sonra da 1971 ve 1972 yıllarında iki kez daha belediye başkanlığı yapmıştır. Ayrıca bu Hasan Çenet; THK, Verem Savaş Derneği ve Osmaniye Atatürk Lisesi Yaptırma Kurulu yöneticiliği gibi görevlerde bulunmuştur. Ben de kendi adıma böyle bir aileye, boya ve obaya ait olmaktan onur duyarım. Ayrıca bu sözünü ettiğimiz Çenet Musa Çavuş’un yaşayan en büyük oğluyum.
Çardak ve Karakışla kentlerinin tarihsel gücü
Çardak köyü ve kenti şu an Osmaniye’nin sıfır kilometresinde bir köy ve mahalledir. Bu Çenet Ali Ağa aynı zamanda bugünkü Osmaniye’de oturan geniş Ali Bekiroğullarının da babası ve dedesidir. Yani siz Ali Bekiroğulları denince Çenetleri, Çenetler denince de Ali Bekiroğullarını anlayın. Bu iki soy yakından da öte akrabadır. Örnek olarak bugün Çardak’ta benim kadar Çenetlerden olan bazı insanların soyadı Ülkü ve Örnek’tir.
Osmaniye bölgesinde Ulaşlıların, Çardaklıların ve Çenetlerin tarihi 1200 yılına kadar gider. Biraz üstte Çenet Kadir Ağa’dan önceye doğru pek çok dedemizin doğum yerleri, tarihleri, ölüm yerleri ve bugün hangi mezarlıkta yattıklarını saydık sizlere. Bu Çenetoğulları Osmaniye’nin sıfır kilometre bitişiğinde Çardak Kalesi etrafında yaşamışlardır hep. Şimdide Çardak Kalesi etrafında yani Osmaniye’de yaşıyoruz. Bu sözünü ettiğimiz bölgede Çenetoğlu federe beyliğinin onar bin nüfusu olan iki kenti vardı. Birisinin adı aynı zamanda beyliğin başkenti olan Çardak ve diğeri onun Kengerli bölgesindeki Karakışla kentleridir. Bu beylik etrafındaki Gebeli, Dereli, Ağpınar, Sırapınar, Yünlübağ, Haraz gibi köyleriyle elli bin nüfuslu bir bölgeydi Osmaniye.
Cebelibereket isminin yapay tarihi
Şimdi gelelim işin cahilliğine ve de bilinçli ihanetine! Bazıları soruyor, bilmiyor, öğrenmek istiyor ve haklılar; Osmaniye’nin eski adı nedir? Diğeri yanıtlıyor; Cebelibereket! Peki bu bölgeye ne zaman ve kim tarafından bu isim verildi? Bölge halkı kendi Türk gelenekleriyle yüzyıllardır yaşarken, daha 1400 yılında Osmanlılar Sırbistan kralıyla ve de Bizans veliahtı Manuel ile koalisyon kurarak Anadolu’da Türk beyliklerini işgal, asimile ve imha yoluna girdiler. Karamanlara, Çukurova’ya ve sonunda 1865’lerde de son kalan Türk beylikleri Ortatoroslardaki Afşarlara ve Amanos Dağları etrafındaki Ulaşlılara dağıttı. Önceleri Payas’tan ve 1879’dan sonra da şimdi adı Yarpuz olan bölgemizi ele geçirerek bölgeyi oradan yönetti. Adına da Cebelibereket dedi. Sonra 1906’da bu yönetim merkezi Erzin ve de Osmaniye’ye taşındı.
Yarpuz bölgemiz bizim onurlu insanlarımızdan oluşan bir Türk Ulaşlı bölgemizdir. 1879’da Osmanlı paşaları burayı her yüz Türk ailesine karşılık yüz ev de Ermeni aile getirerek Cebelibereket demişlerdir. Bu merkez 1906’da Erzin’e taşınmış olup, isyan eden Ermenilere sıkıntı verdiniz diye Bulanık Bahçe müftüsü dahil pek çok Müslüman ve Türkiyi, yani Cebelibereket merkezindeki çınarların dallarına birer beşer asarak idam etmişlerdir.
Yani sonuçta Osmanlılar 1879 ile 1906 yılları arası bölgeye, bölge insanının aksine Cebelibereket demiştir. Peki Osmaniye’nin yerleşim tarihi bu 30-40 yıllık suni durumdan mı ibarettir? Sizlere Ulaşlıların kurduğu her birisi on bin nüfuslu kentlerden söz ettik. Bunlar Çardak kenti, Karakışla kenti, Zorkun yakınında Paçbel… Bunlar hem de yüzlerce yıl bölge tarihimizi, geleneklerimizi yaşatmışlardır. Bunu bilmiyor musunuz da Osmaniye bölgesinin adının sadece kırk yıl suni olarak verilmiş Cebelibereket ismine indirgiyorsunuz?
Eğer daha da Osmaniye bölgesi merkezi arıyorsanız sizlere yedi yüz yıl idare merkezliği yapmış Payas’ı, Küçükalioğullarını, Özeroğullarını örnek alınız, tarihiniz ve adınız olarak alınız. Her fırsatta Cebelibereket derseniz bilinçli olarak Türk düşmanlığı ve Osmanlı hayranlığı yapmış olursunuz. Ve de aynı zamanda İngiliz hayranlığı, Lawrence hayranlığı yapmış olursunuz.
Osmaniye adı değişmeli, köklere dönülmelidir
Şimdi adım adım Osmaniye ismi değiştiriliyor. Ne konuyor ve ne yapıyorlar Osmaniye’nin adını? Cebelibereket. Bu böyle mi? Baksanıza Osmaniye’de; Cebelibereket Kültür Merkezi, Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti, Cebelibereket Anadolu Lisesi, Cebelibereket Ortaokulu, Cebelibereket İlkokulu, Cebelibereket Valilik Toplantı Salonu, Osmaniye Cebelibereket Merkez Muhtarlar Derneği, Cebelibereket Görme Engelliler Spor Kulübü, Cebelibereket Turizm Organizasyon İşletmesi vb.
Bizce Osmaniye adı değiştirilmelidir. Peki ne konmalıdır? En azından Osmaniye olmamalıdır. Ne demek Osmaniye; Osmanlıya ait demektir. Peki Osmanlı veziri ve tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa 1867 itibariyle Maruzat adlı kitapta şöyle demiyor mu; "Bu bölgeye, Amanos Dağları ve iki tarafındaki bölgeye Osmanlılar hiçbir zaman egemen olamadılar, bölge halkları kendi başlarına ayrı hanedan ve hükümet olarak yaşadılar." Ayrıca hanginiz dedenize yetişmişseniz onlar ağlayarak şu türküyü söylemezler miydi: "Bire kalleş Osmanlılar size aman mı?" ya da "Hep dul koydun kadınları!"
O halde bölgenin adı Ulaşlı olmalı. Ya da Çardak ya da Karakışla ya da Payas, Erzin vb olmalı. Öyle ya 1200 yılından beri sürekli, kesintisiz kent merkezliği yapmış Çardak kenti, Osmaniye tarihi olarak öylece tüm anılarıyla duruyor. Şaka yapmıyoruz Kastabala bile deseniz bu bölgenin adına Osmaniye’den çok daha isabetli olur.
Osmaniye’ye Cebelibereket diyenler, bilinçli olarak kötülük ediyor, Arap seviciliği ya da Türk düşmanlığı yapıyorlar. Bu mevcut iktidarın temel planı şöyle değil mi? Tüm geçmişi unutturmak, tarihi çarpıtmak. İnsanları mankurt yapmak yani geçmişi unutma hastalığına sokmak. Osmaniye insanları silkinin ve kendinize gelin. Osmaniye’nin adını Cebelibereket değil; Ulaşlı, Çardak, Karakışla, Paçbel, Zorkun, Payas, Erzin, Kastabala gibi bir isim koymalıyız.
Konuda anlattığımız Çenet Kadir Ağa
*Bugün Osmaniye'de her önemli günde kentte ki ışıklı panolara resmi konan kahraman. Çenet Kadir Ağa 1918 kasım ayı 2024 yılı 14 mart arası Ağalar Ağası Çenet Kadir Ağa ünvanıyla Osmaniye ( Çardak ) Başşehirli Ulaşlı devletinin Devlet Bey’i.
**1932 yılında Osmaniye ve Çardak arasında ki tam teşekküllü at koşu meydanı, törenler meydanı, güreş ve bayram alanında , bir 7 ocak Osmaniye kurtuluş bayramında ,1918-24 yılları arasında ki Ulaşlı devlet başkanı Çenet Kadir Ağa süvari birlikleriyle protokolü selamlıyor. O gün ki protokoldekiler İl ‘ in ( ki o tarihte Osmaniye ildir ) valisi, belediye başkanı, Ulaşlı devlet yöneticilerinden Hayta Hüseyin Ağa ( Karayiğit ), Kaypaklı Nuri Ağa ( Kaypak ), Beyceoğlu Ali Ağa, Mehmet Yeşil ( Düziçi), Bekir oğlu Ali Ağa vb.
***Osmaniye yüzyıllardır olan hatta 1933 yılına kadar olan haritası . Bu haritada şimdiki Osmaniye ilçelerine ek olarak şu ilçeler var : Hassa, İslahiyei Nurdağ, Türkoğlu, Afrin ( Katma ), Ceyhan, Yumurtalık, Erzin, Dörtyol ve Payas.
Not : Uzun yıllar tarihinde Osmaniye ilinin Hassa ilçesinin Katma nahiyesi vardı. Şimdi ki adı Suriye sınırında bulunan Afrin ilçesi ( Tabi bu ilçe artık başka bir ülkede. )