Osmaniye Haberleri

Osmaniye’nin Unutulmaya Yüz Tutmuş En Tuhaf 3 Köy Yemeği

Osmaniye mutfağının sadece yer fıstığı ve kebaptan ibaret olmadığını kanıtlayan, adı duyulmamış ve tarifleri nesilden nesile aktarılmadığı için yok olmak üzere olan 3 gizli köy yemeğini araştırdık.

Osmaniye’nin yüksek yaylalarında, Yörük kültürünün en asırlık miraslarından biri olan Teleme, listemizin en tuhaf yapılış şekline sahip lezzeti olarak öne çıkıyor. Bu yemeği sıra dışı kılan şey, yapımında ne ocağın ne de yapay bir mayanın kullanılması.

Tamamen doğanın ritmiyle hazırlanan Teleme için olmamış, ham incirin dalından koparıldığı an sızan beyaz sütü kullanılıyor. Sağılmış ve henüz sıcaklığını kaybetmemiş ılık keçi sütünün içerisine bu incir sütü damlatılıyor ve çırpılıyor. Saniyeler içinde hiçbir ısıya maruz kalmadan katılaşan ve puding kıvamını alan bu doğal tatlı, sertleşmesi için çömleklerde soğumaya bırakılıyor. Hem bir doğa mucizesi olan hem de sindirim sistemine şifasıyla bilinen Teleme, ne yazık ki yeni nesil tarafından neredeyse hiç bilinmiyor.

İsmini Çıkardığı Sesten Alan Lezzet: Çakıldaklı Çorba

Adını ilk kez duyanların kulaklarında merak uyandıran Çakıldaklı Çorba, Osmaniye kırsalının en doyurucu ana yemeklerinden biri. Yemeğin bu tuhaf ismi, pişerken ve kaşığa alınırken içindeki sert bakliyatların ve kurutulmuş sebzelerin tencereye vurmasıyla çıkan sesten geliyor.

Çakıldaklı Çorba’yı klasik çorbalardan ayıran en büyük özellik, zıt malzemelerin bir araya gelerek oluşturduğu yoğun kıvam. Güneşte kurutulmuş biberler, taze fasulye, nohut ve dövme (yarma) aynı tencerede uzun süre kaynatılıyor. Üzerine yakılan kızgın tereyağı ve yerel dağ nanesiyle servis edilen bu yemek, çorba adını taşısa da aslında tek başına bir akşam öğünü kadar ağır ve besleyici. Göçebe kültürün pratik ve doyurucu yemek arayışından doğan bu tat, günümüzde evlerde neredeyse hiç pişmiyor.

Taş Ocakların Asırlık Şifası: Toğa Çorbası

Osmaniye’nin özellikle Kadirli ve Sumbas bölgelerindeki dağ köylerinde geçmişte sıkça yapılan Toğa Çorbası, bölgenin en eski göçebe çorbalarından biri. İlk bakışta geleneksel yayla çorbasını andırsa da, malzeme çeşitliliği ve pişirilme tekniği onu tamamen farklı bir yere koyuyor.

Büyük taş ocaklarda, odun ateşinde saatlerce karıştırılarak pişirilen Toğa Çorbası’nın içinde dövme ve nohutun yanı sıra, köylülerin dağlardan topladığı endemik yerel otlar yer alıyor. Eskiden kış aylarında hastalıklardan korunmak için adeta bir ilaç niyetine büyük kazanlarda kaynatılan bu ekşili ve yoğun yoğurtlu çorba, zahmetli yapılışı nedeniyle artık modern mutfaklarda kendine yer bulamıyor ve unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAow9Y_gCw:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });