Osmaniyeli bir içerik üreticisinin sosyal medyada paylaştığı video, kısa sürede büyük ilgi gördü. Henüz 40 günlükken anne ve babasının boşandığını anlatan kadın, tam 35 yıldır babasını aradığını dile getirdi. Babasının, kendisi üç yaşına kadar düzenli olarak mektuplar yazdığını söyleyen içerik üreticisi, bu mektupların hâlâ hafızasında canlı olduğunu belirtti. “Ceylan gözlüm, Ceylanım, bir gün kavuşacağız kızım” diye başlayan satırların, yıllar boyunca en büyük dayanağı olduğunu ifade etti.
Babası, Osmaniye’de yaşarlarken İstanbul’a çalışmak, iş bulmak amacıyla gitti. Ancak o gidişten sonra birkaç mektup dışında bir daha kendisinden haber alınamadı. Üç yaşından sonra babasıyla ilgili tüm izlerin kaybolduğunu anlatan kadın, resmi kayıtlarda babasının hâlen “gaip” olarak göründüğünü söyledi. Ne ölüsüne ne de dirisine dair bir bilgi bulunmadığını vurguladı.
Müge Anlı’ya Çıktı, Kapılar Birer Birer Kapandı
Osmaniyeli içerik üreticisi, yıllar süren arayışında 2014 yılında Müge Anlı’nın programına da katıldığını açıkladı. Programda belirli bir aşamaya gelindiğini, hatta umutlandığını söyleyen kadın, dördüncü gün beklenmedik şekilde yayından gönderildiğini iddia etti. “Apar topar ‘Seni arayacağız’ dediler. O günden sonra kimse aramadı” sözleriyle yaşadığı kırgınlığı dile getirdi.
Televizyon sürecinin ardından hukuki yollara başvurduğunu belirten içerik üreticisi, babasının adına icra başlattığını, belki bu yöntemle bir iz yakalayabileceğini düşündüğünü aktardı. Siyasi parti kapılarını dahi çaldığını söyleyen kadın, gittiği her yerden benzer yanıtlar aldığını ifade etti: “Biz seni arayacağız.” Ancak bu aramaların hiçbiri gerçekleşmedi.
“Gizli Görev, Tutsaklık, Yeraltı Dünyası…” İddiası
Paylaştığı videoda en çok dikkat çeken kısım ise kadının dile getirdiği iddialar oldu. Yıllardır babasının ortadan kaybolmasının sıradan bir durum olmadığını düşündüğünü söyleyen Osmaniyeli içerik üreticisi, yakın zamanda bir astrologla yaptığı görüşmenin bu şüpheleri yeniden güçlendirdiğini anlattı. Astrologun; kaybolma, tutsak tutulma, gizli görev ya da yeraltı dünyası gibi ihtimallerden söz ettiğini aktaran kadın, “Ben fala inanmam ama astrolojiye inanırım. Hep içimde olan şeyi söyleyince yeniden umutlandım” dedi.
O gün annesinden kalan, babasına ait nişan yüzüğü ve küpeleri taktığını söyleyen içerik üreticisi, tüm bu yaşananların üst üste gelmesini anlamlı bulduğunu iddia etti. Yıllardır hissettiklerinin ilk kez bu kadar net dillendirildiğini ifade etti.
Miras İddiası ve Sosyal Medyadan Yardım Çağrısı
Gençlik yıllarında, ortaokul ve lise döneminde büyük bir mirastan söz edildiğini de anlatan Osmaniyeli içerik üreticisi, bu söylentilerin de kafasında soru işaretleri bıraktığını belirtti. “Bu işin sonunda birileri hapse girebilir mi bilmiyorum. Tamamen altıncı his” diyerek şüphelerini dile getirdi. Ancak asıl amacının para olmadığını özellikle vurguladı.
Tek isteğinin, eğer hayattaysa babasıyla tanışmak olduğunu söyleyen kadın, artık denemediği tek yöntemin sosyal medya kaldığını ifade etti. “Sosyal medyanın gücüne çok güveniyorum. Belki bir kişi görür, bir kişi hatırlar” diyerek videosunun yayılmasını istedi. Osmaniye’den yükselen bu çağrı, 35 yıllık bir kaybın yeniden gündeme taşınmasına neden oldu.