Deprem bilimi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Süleyman Pampal, Marmara Denizi ve İstanbul için dikkat çeken uyarılarda bulundu. Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen “Deprem Gerçeğiyle Yaşamak” paneline katılan Pampal, İstanbul’un deprem tehlikesinin hem yüksek hem de yakın olduğunu söyledi. Pampal, “7’ye yakın büyüklükte bir depremi İstanbul maalesef yaşayacak. Bu fay kırılacak ve süreç tamamlanmış olacak” diyerek, Marmara’da uzun süredir beklenen kırılmanın kaçınılmaz olduğuna işaret etti.
6 Şubat depremleri ve Adana’ya etkisi
Panelde 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen Prof. Dr. Pampal, Adana’da yaklaşık 500 can kaybı yaşandığını hatırlattı. Bu depremlerin Adana merkezli olmadığını vurgulayan Pampal, birinci depremin Doğu Anadolu Fayı’nın, ikinci depremin ise Çardak Fayı’nın kırılmasıyla meydana geldiğini ifade etti. Saat 04.17 ve 13.24’te yaşanan 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin geniş bir coğrafyada büyük yıkıma neden olduğunu belirten Pampal, “Hem Adana hem de Kozan için çok büyük acılar yaşandı” dedi.
Adana, Kozan ve çevresi için yüksek risk
Bölgedeki aktif fay hatlarına dikkat çeken Pampal, Adana’nın özellikle kuzeydoğu kesimlerinin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Kozan, Feke, Saimbeyli, Aladağ, Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye çevresindeki yerleşim alanlarının aktif faylara yakın olduğunu belirten Pampal, bu fayların çoğunun 7’ye varan deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Kozan özelinde Akçaluşağı, Bozdoğanuşağı, Gezitdağ ve Yardibi faylarını işaret eden Pampal, tarihi kayıtlarda 1269 yılında bölgede yıkıcı bir depremin yaşandığını hatırlatarak, “Tehlike maalesef söz konusu ve oldukça yüksek” ifadelerini kullandı.
Marmara’da kırılmamış fay parçası endişesi
İstanbul için en büyük riskin Marmara Denizi içindeki kırılmamış fay segmenti olduğunu söyleyen Pampal, Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey koluna dikkat çekti. Silivri açıklarından başlayıp Tekirdağ ve Ganos’a uzanan hattın geçmişte parça parça kırıldığını anlatan Pampal, 1912 Ganos depremi ve sonraki yıllarda yaşanan sarsıntıları hatırlattı. Büyükçekmece açıklarından Eminönü’ne kadar uzanan yaklaşık 30–35 kilometrelik bir kesimin hâlâ kırılmadığını belirten Pampal, “Bu parça kırılmadı ve kırılacak” dedi.
“İstanbul için tehlike yüksek ve yakın”
Yaklaşık bir yıl önce İstanbul için 6,5–7,0 aralığında bir deprem beklentisini dile getirdiğini hatırlatan Pampal, bugün de aynı görüşte olduğunu söyledi. Marmara’daki riskin uluslararası bilim çevrelerinde de gündemde olduğuna dikkat çeken Pampal, Nature gibi saygın dergilerde bu konuda bilimsel çalışmalar yayımlandığını belirtti. “İstanbul’un deprem tehlikesi oldukça yüksek ve yakın” diyen Pampal, bunun temel nedeninin fay hattının tekrar süresinin dolmuş olması olduğunu ifade etti.
Güney kol için de uyarı geldi
Prof. Dr. Pampal, yalnızca kuzey kolun değil, Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolunun da ciddi risk taşıdığını vurguladı. İznik–Gemlik–Pamukova hattının 1065 yılından bu yana kırılmadığını belirten Pampal, bu fayın 7 ila 7,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Olası bir kırılmanın İstanbul, Bursa, İznik ve Orhangazi’yi etkileyebileceğini dile getiren Pampal, “Marmara depremleri maalesef bekleniyor. Riskleri azaltmaktan başka çaremiz yok” sözleriyle uyarılarını tamamladı.