Osmaniye Belediye Başkanlığı tarafından yayımlanan kamuoyunu bilgilendirme metni, kentte yeni bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Osmaniye İl Örgütü, belediyenin açıklamasında yer alan ifadelere sert tepki göstererek yazılı bir açıklama yayımladı. TKP, belediyenin metnini bir bilgilendirmeden ziyade "siyasi bir saldırı metni" olarak nitelendirdi.
"Komünist Olmak Bir Hakaret Değildir"
Belediyenin açıklamasında "komünist" sözcüğünün aşağılayıcı bir ifade olarak kullanıldığını belirten TKP yetkilileri, bu durumun bilinçli bir çarpıtma olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, komünist kimliğinin emeğin sömürülmediği ve halkın ürettiği zenginliğin adil paylaşıldığı bir düzeni savunduğu, bu nedenle utanılacak değil, onurlu bir sıfat olduğu ifade edildi. Küçümseyici üsluba yönelik eleştirilerde bulunulan metinde, kelimenin dahi doğru yazılamadığı iddia edilerek yerel yönetime tepki gösterildi.
Milliyetçilik Söylemi Bir Perde Olarak mı Kullanılıyor?
TKP, Türkiye’de yaşanan ekonomik zorluklara, gençlerin geleceksizlik kaygısına ve çiftçilerin üretimden kopmasına dikkat çekerek, milliyetçilik söylemlerinin bu sorunları örtbas etmek için kullanıldığını ileri sürdü. Açıklamada, halkın gerçek sorunlarının görünmez kılınmaya çalışıldığı ve kamu kaynaklarının kullanım biçiminden dikkatleri uzaklaştırmak adına komünizm karşıtlığının bir "korkuluk" gibi öne sürüldüğü savunuldu.
"Belediyeler Dar Çevrelerin Yönetim Alanı Değildir"
Yerel yönetimlerin halkın ortak malı olduğunun altını çizen parti örgütü, belediyelerin kişisel siyasi kariyerlerin veya dar çevrelerin çıkarlarına hizmet edemeyeceğini belirtti. Belediye yönetimlerinin asıl görevinin insanları siyasi kimlikleri üzerinden hedef göstermek değil, tüm yurttaşlara eşit ve adil hizmet sunmak olduğu hatırlatıldı. TKP’nin düzen partileri arasında bir fark görmediği ve kamu kaynaklarının ayrıcalıklı kesimlere aktarılmasına karşı duracağı net bir dille ifade edildi.
"Korkunun Ecele Faydası Yoktur"
Açıklamanın son bölümünde iddialı ifadelere yer veren TKP, sömürü düzeninden çıkar sağlayanların halkın uyanışından korktuğunu iddia etti. Tarihsel sürece gönderme yapılan metin, "Korkunun ecele faydası yoktur. Bu halk elbet bir gün sizi sırtından atacaktır" sözleriyle son buldu. Osmaniye’deki bu karşılıklı açıklamaların yerel siyasetteki yankılarının önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.
İşte O Bildiri
BU HALK ELBET BİR GÜN SİZİ SIRTINDAN ATACAKTIR
Osmaniye Belediye Başkanlığı bir kez daha sözde “kamuoyunu bilgilendirme metni” hazırlamış. Bu metin bilgilendirme metninden çok siyasi bir saldırı metni niteliğindedir. Yapılan açıklamada “komünist” sözcüğü aşağılayıcı bir ifade olarak kullanılmış, saldırı “kaos”, “gayriahlaki” gibi sözcüklerle pekiştirilmeye çalışılmıştır.
Öncelikle belirtelim ki, komünist olmak ne bir hakaret ne de utanılacak bir sıfattır. Emeğin sömürülmediği, halkın ürettiği zenginliğin bir avuç sermayedarın kasasına aktarılmadığı, ülkenin emperyalist merkezlerin çıkarlarına göre değil kendi halkının ihtiyaçlarına göre yönetildiği bir düzeni savunmak onurlu bir kimliktir. Komünist kelimesini dahi doğru yazamayan cehaletin bu tür şeylerden bihaber olduğu düşünülebilir. Ancak, bu bilinçli bir çarpıtmadır.
Bazı siyasetçilerin her fırsatta komünizm düşmanlığına sarılma ihtiyacı hissetmesi üzerinde durulması gereken bir konudur.
Bugün Türkiye’de emekçiler her geçen gün daha da yoksullaşırken, gençler geleceksizlikle karşı karşıya bırakılırken, çiftçiler üretimden koparken, ülkenin kaynakları büyük sermaye gruplarına ve uluslararası tekellere açılırken milliyetçilik söylemi bir perde olarak kullanılmaktadır. Halkın gerçek sorunları görünmez kılınmakta, emek-sermaye çelişkisinin üzeri hamasi nutuklarla örtülmeye çalışılmaktadır.
Bizler, komünizm karşıtlığının bu nedenle tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Halkın dikkatini yoksulluktan, eşitsizlikten, özelleştirmelerden ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığından uzaklaştırmak isteyenler, yıllardır olduğu gibi yine komünizm korkuluğunu sallamaktadır.
Oysa Osmaniye halkı da Türkiye halkı da kimin emeğin yanında, kimin sermayenin yanında durduğunu görmektedir.
Yerel yönetimler halkın ortak malıdır. Belediyeler kişisel siyasi kariyerlerin aracı ya da dar çevrelerin yönetim alanı değildir. Halkın kaynakları halka hizmet için kullanılmalıdır. Belediye yönetimlerinin görevi insanları siyasi kimlikleri üzerinden hedef göstermek değil; yurttaşlara eşit ve adil hizmet sunmaktır.
TKP düzen partilerinin arasında bir fark görmemektedir.
TKP kamunun kaynaklarının bir avuç ayrıcalıklı kesime aktarılmasına karşı çıkar, halkın ürettiği zenginliğin halk için kullanılmasını ister ve hedefler.Bir kez daha ifade ediyoruz:
Komünizm bu ülkenin işçilerinin, emekçilerinin, çiftçilerinin ve gençlerinin yegâne kurtuluşunun adıdır. Bundan rahatsız olanlar mezarlıkta ıslık çalmaktadır. Çünkü tarih göstermiştir ki halk gerçek sorunlarının kaynağını gördüğünde, sömürü düzeninin karşısına dikildiğinde, en çok korkanlar o düzenden çıkar sağlayanlar olmuştur.
Son sözümüz şu olsun: KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR. BU HALK ELBET BİR GÜN SİZİ SIRTINDAN ATACAKTIR.





