Adana’da Mahmut ve Ülviye Deniz çifti, yeni doğan bebeklerinden topuk kanı aldırmak istemeyince kendilerini adeta bürokratik bir çıkmazın içinde buldu. Doğumdan kısa bir süre sonra hastane yetkilileriyle yaşadıkları gerginlik, çiftin “çocuğumuza kayyum atanabilir” endişesiyle hastaneden ayrılmasına neden oldu. Aile, imzalı red formuna rağmen bebeklerinden izinsiz şekilde topuk kanı alındığını iddia ederken, doktorlar ise bunun tıbbi bir gereklilik olduğunu belirtti. Olay, sağlık hizmetleriyle bireysel hak ve özgürlükler arasındaki sınırı bir kez daha tartışmaya açtı.
Bebeklerine topuk kanı ve aşı yaptırmak istemediler
Olay, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçtiğimiz Cuma günü dünyaya gelen küçük Fahretdin’in doğumunun ardından yaşandı. Mahmut ve Ülviye Deniz çifti, sağlık personeline açıkça bebeklerine topuk kanı aldırmak ve aşı yaptırmak istemediklerini bildirdi. Bunun üzerine hastane yönetimi, aileye “Topuk Kanı Red Formu” imzalattı ve durumu İl Sağlık Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bildirdi.
Ancak iddiaya göre, sağlık personeli aileye “Hakkınızda dava açılır, çocuğunuza kayyum atanabilir, sosyal hizmetler gelmeden hastaneden ayrılırsanız firari yazılırsınız” gibi uyarılarda bulundu. Bu ifadeler, ailenin hastaneden ayrılma kararında etkili oldu.
“Topuk kanı izinsiz alındı, beden dokunulmazlığı ihlal edildi”
Baba Mahmut Deniz, hastane sürecini şöyle anlattı:
“Ben başhekim yardımcısıyla konuşmaya gittiğimde, eşimden habersiz topuk kanı alınmış. Eşim de bana bunu sonradan söyledi. Bize rağmen, iznimiz olmadan, sadece sarılık testi bahanesiyle bu işlem yapılmış. Beden dokunulmazlığı ihlal edildi. Biz imzalı olarak bu işlemi istemediğimizi belirtmiştik.”
Deniz, çocuğunun sağlıklı olduğunu ve yapılan işlemlerden sonra eşinin psikolojik olarak yıprandığını, hatta sütünün kesildiğini dile getirdi. Ayrıca çocuğunun "firari bebek" olarak kayıtlara geçtiğini iddia ederek, “Benim evladım belediye ya da şirket değil, neden kayyum atanıyor?” sözleriyle tepki gösterdi.
Avukattan destek: “Çocuğun yararını en iyi aile bilir”
Ailenin avukatı Cüneyt Bülent Şeker ise, sağlık sisteminin bu tür müdahalelerde aile rızasını ön planda tutması gerektiğini vurguladı.
“Bugün çocuğa yapılacak test ve tedavilere karar verme konusunda en güvenilir merci anne ve babadır. Çünkü çocuklarını menfaatsiz seven, onun üstün yararını gerçekten düşünen kişiler onlardır. Devletin müdahalesi sadece zaruri ve istisnai durumlarda olmalıdır” dedi.
İl Sağlık Müdürlüğü: Prosedür Bakanlık tarafından belirleniyor
Olay sonrası gözler sağlık yetkililerine çevrilirken, İl Sağlık Müdürlüğü konuyla ilgili kısa bir açıklama yaptı. Açıklamada, topuk kanı ve benzeri yenidoğan taramalarının Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen prosedürlere göre uygulandığı ve bu çerçevede hareket edildiği belirtildi.
Topuk kanı nedir, neden alınır?
Topuk kanı testi, yenidoğan bebeklerden alınan birkaç damla kanla metabolik ve genetik hastalıkların erken teşhisine olanak sağlar. Özellikle fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği, hipotiroidi gibi hastalıklar bu testle erken tespit edilerek tedavi edilebiliyor. Sağlık uzmanlarına göre bu test, bebeklerin ileriki yaşamlarında ciddi sağlık sorunları yaşamaması için büyük önem taşıyor. Ancak ailelerin bu uygulamaya karşı bireysel itirazları zaman zaman tartışma yaratabiliyor.





