Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı (serviks) kanseri, çoğu zaman sessiz ilerlemesiyle dikkat çekiyor. Hastalığın erken evrede herhangi bir belirti vermemesi, düzenli tarama testlerini hayati hale getiriyor. Serviks kanseri farkındalık ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, erken tanının ancak smear taramalarıyla mümkün olduğunu vurguluyor. Toplumda tarama ve HPV aşısı konusundaki bilincin artmasının, serviks kanserinin henüz belirti vermeden yakalanmasını sağladığını belirten Eken, “Bu kanser türünde korunma ve erken teşhis mümkün” diyerek önemli uyarılarda bulunuyor.
Serviks kanserinin en önemli nedeni HPV
Serviks kanserinin en temel nedeninin Human Papillomavirus (HPV) olduğunu belirten Dr. Aynur Eken, bu virüsün çok sayıda farklı tipi bulunduğunu hatırlatıyor. HPV’nin bazı türleri yalnızca siğillere yol açarken, bazı türlerinin doğrudan kansere zemin hazırladığını ifade eden Eken, serviks kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ında HPV’nin etken olduğunu söylüyor. Bu durum, virüse karşı korunmanın önemini daha da artırıyor.
HPV’nin cinsel yolla bulaşan bir virüs olması nedeniyle, özellikle cinsel hayatın başlangıcı öncesinde alınacak önlemler kritik rol oynuyor. Dr. Eken, geçmişte yalnızca genç kızlara önerilen HPV aşısının, günümüzde hem kadınlar hem de erkekler için tavsiye edildiğini belirtiyor. Giderek daha geniş suşları kapsayan aşıların geliştirildiğine dikkat çeken Eken, aşının yalnızca serviks kanserine değil, diğer genital organ kanserlerine karşı da yüksek oranda koruma sağladığını vurguluyor.
HPV aşısı ile korunmak mümkün
“Serviks kanserinden korunmak mümkündür” diyen Dr. Aynur Eken’e göre bu korunmanın ilk adımı HPV aşısı. Aşının, hem siğillere hem de HPV’ye bağlı kanserlere karşı yaklaşık yüzde 90 oranında koruyuculuk sağladığını belirten Eken, toplumdaki yanlış algılara da değiniyor. HPV aşısının yalnızca belirli bir yaş grubuna hitap etmediğini, uygun yaş aralığında ve hekim önerisiyle uygulanabileceğini ifade ediyor.
Aşının yaygınlaşmasıyla birlikte, ilerleyen yıllarda serviks kanseri görülme sıklığında ciddi bir düşüş bekleniyor. Ancak Dr. Eken, aşının tek başına yeterli olmadığının da altını çiziyor. Düzenli jinekolojik kontroller ve tarama testlerinin, aşılama kadar önemli olduğunu vurgulayan Eken, özellikle genç kadınların bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Smear testleri erken tanının anahtarı
Serviks kanserinin erken evrede hiçbir belirti göstermediğini hatırlatan Dr. Aynur Eken, bu durumun tanıyı zorlaştırdığını ancak imkânsız kılmadığını belirtiyor. “Erken tanıyı ancak tarama testleriyle koyabiliyoruz” diyen Eken, cinsel hayat başladıktan sonra, 20’li yaşlardan itibaren her yıl düzenli jinekolojik muayene ve smear testi yapılmasını öneriyor.
İleri evrelerde ise vajinal kanama, ağrı, akıntı, kasık ağrısı ve şişlik gibi şikâyetlerin ortaya çıkabildiğini ifade eden Eken, asıl hedefin bu aşamaya gelmeden hastalığı yakalamak olduğunu söylüyor. Tıpkı diğer kanser türlerinde olduğu gibi, serviks kanserinde de tarama ve aşının hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çeken Eken, “Bilinçli davranıldığında bu hastalığa yakalanmamak ya da tamamen kurtulmak mümkün” diyerek kadınlara düzenli kontrolleri ihmal etmemeleri çağrısında bulunuyor.




