Yönünü Bulamayanlara 3K ile Yaşam Rehberim: Kabullenmek, Kişiselleştirmemek, Kıyaslamamak

Hayat çoğu zaman akıp gidiyor gibi görünür. Koştururuz, yetişmeye çalışırız, planlar yaparız. Ama bir noktada dururuz. İçimizde bir boşluk büyür: “Şimdi ne olacak?”
Bazen o boşlukta yönümüzü kaybederiz. Ne istediğimizi bilemeyiz, hatta kim olduğumuzu bile unuturuz. Yollar çatallanır, insanlar değişir, bizse olduğumuz yerde kalakalırız.
Bu yazı, işte tam da böyle zamanlarda bana nefes aldıran bir yaşam yaklaşımını paylaşıyor: 3K.
Kabullenmek. Kişiselleştirmemek. Kıyaslamamak.
Yani hayata biraz daha yumuşak bakmak. Kendi iç sesimizi, başkalarının gürültüsünden ayırmak.

1. Kabullenmek
Direnmek yorucudur. Kabullenmekse özgürleştirici.
Hayatımıza giren insanları, başımıza gelen olayları oldukları gibi kabul etmeye başladığımızda, içimizde bir şey çözülür. Sanki uzun süredir sıktığımız yumruğu açarız.
Her şeyi kontrol etmeye çalıştığım zamanlar oldu. Ama zamanla fark ettim ki, kontrol edemediğim şeyleri tutmak sadece beni yıpratıyor.
Yaklaşık 22 yıl boyunca babama duyduğum öfkeyi içimde taşıdım. O yükle yaşamayı öğrenmiştim, ama hafiflemek istiyordum.
Bir gün “Eğer daha iyisini bilseydi, daha iyisini yapardı” cümlesiyle karşılaştım. İçselleştirdim. Ve o gün, ona bakışım değişti.
Değiştirebileceğimiz tek şey kendimiziz. Müdahale edebileceğimiz tek hayat, kendi hayatımız.
Kimseyi değiştirme misyonu yüklenmeyin. Bu, sizin işiniz değil. Sınırlar çizin. Enerjinizi size iyi gelen, sizi büyüten şeylere yönlendirin.

2. Kişiselleştirmemek
Birinin sizi yanlış anlaması, kırması ya da küçümsemesi elbette canınızı yakar. Ama unutmamak gerekir ki, insanların davranışları çoğu zaman onların iç dünyasının bir yansımasıdır.
Seninle değil, kendiyle ilgili bir şey anlatıyordur aslında.
Bir dönem, insanların davranışlarını sürekli kendime yoruyordum. “Ben mi bir hata yaptım?”, “Neden böyle söyledi?” diye içim içimi yedi. Sonra fark ettim ki, bu yaklaşım sadece benden çalıyor.
Şair Rupi Kaur şöyle der:
“Bazı insanlar sadece seninle değil, herkesle böyledir. Bu onların yolu, senin değerin değil.”
Hayat, başımıza gelenlerle değil; biz onları nasıl karşıladığımızla şekillenir. Başkalarının size nasıl davrandığı, kim olduğunuzu tanımlamaz.

3. Kıyaslamamak
En görünmez tuzaklardan biri bu: kıyaslamak.
Kimi zaman sosyal medyada, kimi zaman çevremizde, herkesin bizden “ileride” olduğunu düşünürüz. Ama o ilerilik, çoğu zaman bir illüzyondur.
Bir fotoğraf paylaşmıştım, çok mutlu görünüyordum. Oysa hayatımın en ağır dönemlerinden birini yaşıyordum.
İşte bu yüzden, dışarıdan görünenle içeride yaşanan arasında her zaman fark vardır.
Kendinizi başka birinin hayat sahnesiyle kıyaslamak, kendi hikâyenize haksızlık etmektir.
Herkesin yolu, hızı, mevsimi farklı.
Bir başkasının yazını izleyip kendi kışını küçümsemeyin.
Zaman sizin tarafınızda. Ve her mevsim geçer.

Biliyorum, söylediklerim sana yabancı değil.
Hatta belki her gün bir yerlerde karşına çıkıyor bu cümleler.
Ama insan, bazı şeyleri ancak zamanı geldiğinde gerçekten duyar.
Bazı sözler, ancak doğru anda çarpar.

Belki bugün, senin görme günündür.
Ve ben de bir yerinden dokunmuşumdur.
Hepsi bu.