Zeytin hasadıyla birlikte Osmaniye’de raflar zeytinyağıyla dolarken, her yıl olduğu gibi bu dönemde de güvenlik ve kalite tartışmaları yeniden gündeme geldi. Geçmiş yıllarda yaşanan sahte zeytinyağı vakaları, yalnızca yerel bir sorun değil; halk sağlığını ilgilendiren ciddi bir tehdit halini almıştı. Denetim raporları, ele geçirilen ürünler ve adli süreçler, bu sorunun ne kadar derin olduğunu gözler önüne sermişti. Bugün ise geçmişin ışığında, hem üreticiler hem de tüketiciler için önemli dersler çıkarılmış durumda.

Organize Yapının İzleri Korkutmuştu
Osmaniye’de birkaç yıl önce gerçekleştirilen bir jandarma operasyonu, zeytinyağı sahteciliğinin ulaştığı tehlikeli boyutu gözler önüne sermişti. Gelen bir ihbarı değerlendiren güvenlik güçleri, bir depoda satışa hazır 33.000 litre sahte zeytinyağına el koymuştu. Olay yerinde bulunan dolum makineleri, etiketleme araçları ve plastik ambalajlar; bu işin tesadüfi ya da bireysel değil, sistematik ve organize bir şekilde yürütüldüğünü ortaya koymuştu.
Yetkililer, ürünlerin piyasaya sürülmeden yakalanmasının olası bir halk sağlığı krizini önlediğini belirtmişti. Ancak bu durum, kamuoyunda “bir sonraki kriz ne zaman olur?” sorusunu da beraberinde getirmişti.

Toprakkale’de Kanserojen Maddeler Tespit Edilmişti
Toprakkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yaptığı bir denetim ise daha da ürkütücüydü. “Natürel sızma zeytinyağı” etiketi taşıyan bir ürün üzerinde yapılan laboratuvar analizlerinde, üründe kanserojen maddeye rastlanmıştı. Bu bulgu, zeytinyağı sahteciliğinin sadece ekonomik bir dolandırıcılık değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir problem olduğunu kanıtlamıştı.
Ürün piyasadan toplatıldı, üretici hakkında yasal işlem başlatıldı. Ancak bu olay da gösterdi ki, sahte ürünlerle mücadelede yalnızca denetimler değil; tüketicilerin de dikkatli olması şart.

Cezalar Tartışma Yarattı.
Vakalar sonrası uygulanan para cezaları da gündem olmuştu. Sahte zeytinyağı üreten bazı kişilere 262.477 TL idari ceza uygulanmıştı. Ancak kamuoyunda bu rakamın, bu tür faaliyetlerden elde edilen yüksek kazançlar karşısında yeterli bir caydırıcılık sağlayıp sağlamadığı tartışma konusu oldu.
Uzmanlar, sahteciliği önlemenin yalnızca denetim ve ceza ile değil; üretim zincirinin her aşamasında sıkı kontrol ve sürdürülebilir denetimle mümkün olabileceğini belirtiyor.

Sahte Zeytinyağı Sadece Osmaniye’ye Özgü Değil
Osmaniye’de yaşananlar buzdağının sadece görünen kısmıydı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı “taklit ve tağşiş” listelerinde zeytinyağı, en çok sahteciliğe konu olan ürünler arasında ilk sıralarda yer aldı. Balıkesir, Aydın, İzmir gibi Türkiye'nin önde gelen zeytinyağı üretim bölgelerinde de binlerce litre sahte ürün ele geçirildi.
Bu tablo, zeytinyağı sahteciliğinin yerel değil, ulusal ölçekte yaygın ve organize bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Gerçek Zeytinyağı Nasıl Anlaşılır?
Tüketiciler için en büyük soru, “Gerçek zeytinyağını nasıl ayırt ederim?” oluyor. Uzmanlar, bu konuda birkaç temel noktaya dikkat çekiyor:
Fiyat: Gerçek natürel sızma zeytinyağının litresi genellikle 300 TL’nin altında olamıyor. 200 TL altındaki ürünler risk taşıyabilir.
Etiket: Asit oranı, menşe bilgisi ve üretim tarihi gibi bilgiler mutlaka incelenmeli.
Ambalaj: Şeffaf plastik şişeler, kaliteyi olumsuz etkileyebilir. Koyu cam veya teneke ambalaj tercih edilmeli.
Duyusal test: Gerçek zeytinyağı, meyvemsi bir aroma, dilde hafif acılık ve boğazda yakıcılık hissi bırakır.
Bilinçli tüketici olmak, hem sağlığın korunmasında hem de sahte ürünlere karşı en etkili savunma mekanizması olma niteliği taşıyor.
Güvenilir Üreticiden, Bilinçli Alışveriş
Osmaniye’de yaşanan olaylar, Türkiye genelindeki sahte zeytinyağı tehdidinin ne kadar ciddi olduğunu göstermişti. Denetimlerin yetersiz kaldığı noktalarda, bilinçli tüketici alışkanlıkları devreye girmeli. Etiket okuma alışkanlığı, fiyat analizleri ve duyusal farkındalık, tüketiciyi koruyan en güçlü araçlar arasında.
Zeytinyağı gibi yüksek katma değerli bir ürün, ancak bilgi ve dikkatle korunabilir. Her alışveriş, bilinçli bir tercihe dönüşmediği sürece, sahte ürünlerin önüne geçmek mümkün olmayabilir.




