Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, acılar hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremin vurduğu 11 ilde binlerce aile hayatını kaybederken, bazı yaralar ise zamanla kapanmak bir yana, her geçen gün daha da derinleşiyor. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yaşayan Fatih Karaca da bu ağır tablonun en acı hikâyelerinden birinin başkahramanı.
En Büyük Acı: Enkazdan Çıkmayan Bir Çocuk
Fatih Karaca’nın yüreğini en çok yakan acı ise 13 yaşındaki kızı İrem Karaca’dan hâlâ bir iz bulunamaması. Depremin ardından günlerce süren arama çalışmalarına rağmen İrem’in cenazesine ulaşılamadı. Karaca, mezar yerinin depremden sonra 10 gün boyunca hazır bekletildiğini ancak kızına dair bir haber alınamadığını söyledi.
“Kayıp Daha da Kötü, Çaresizlik Çok Ağır”
Mezar başında gözyaşları içinde konuşan Fatih Karaca, yaşadığı duyguları kelimelere dökmekte zorlandı. “Allah’ım kimseye evlat acısı yaşatmasın” diyen Karaca, en ağır yükün belirsizlik olduğunu vurguladı. “Ne ölüsüne ne dirisine ulaşabildiğim bir kızım var. Kayıp daha da kötü. Bulamıyorsun, derdini kimseye anlatamıyorsun. Çaresizlik çok ağır bir şey” sözleriyle yaşadığı iç sıkıntısını dile getirdi.
Bayramlar Sessiz, Umut Hâlâ Ayakta
Bayramların ve özel günlerin artık kendisi için bir anlam taşımadığını belirten Karaca, “Ben dört çocuk babasıydım. Bayram geldiğinde ‘baba harçlık ver’ diyen bir evladım kalmadı” dedi. Annesinin, kayınvalidesinin, eşinin ve üç çocuğunun mezarlarının yan yana olduğunu söyleyen Karaca, hayatın onlar olmadan çok zor geçtiğini ifade etti. Bayram günlerini çoğu zaman iş yerinde geçirdiğini, çocukların karne sevinçlerini gördüğünde içinin yandığını anlattı. Tüm bu acıya rağmen tek bir umuda tutunduğunu belirten Karaca, “Kızımı canlı bulursam hayat devam edecek” diyerek sözlerini tamamladı.