ANTALYA - Antalya'da eşi Hale Akbaş Poyraz'ı (39) tabancayla vurarak öldüren ve mahkemede haksız tahrik indirimi alabilmek amacıyla eşinin kendisini aldattığını iddia eden sanık Abdullah Poyraz (57), ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemeye sunulan Adli Tıp Kurumu (ATK) DNA raporu, sanığın iddialarını bilimsel olarak tamamen çürüttü.
İndirim Talebi Mahkemeden Döndü
Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında, ATK Biyoloji İhtisas Dairesi'nden beklenen rapor dosyaya eklendi. Raporda, maktulden alınan sürüntü örneklerinden elde edilen DNA profilinin yalnızca sanık Abdullah Poyraz'a ait olduğu tespit edildi. Bu bulguyla birlikte sanığın "sadakatsizlik" iddiaları asılsız çıktı.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık Poyraz, raporu kabul etmeyerek lehe olan indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, sanığın cinayet sonrası tutumunu ve cezanın caydırıcılık ilkesini dikkate alarak herhangi bir iyi hal veya haksız tahrik indirimi uygulamadı. Sanık, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, ayrıca ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 6 ay hapis ve 100 gün adli para cezasına mahkum edildi.
Çantasına Dinleme Cihazı Yerleştirmiş
Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'nde gerçekleşmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede yer alan detaylara göre, cinayet öncesinde sanığın eşinin çantasına gizlice dinleme cihazı yerleştirdiği belirlendi. Olay günü eşini vurduktan sonra silahı evde bırakarak polise teslim olan sanığın ifadesi üzerine adrese giden ekipler, Hale Akbaş Poyraz'ın hayatını kaybettiğini tespit etmişti.
Çocuklar Devlet Korumasında
Cinayetin işlendiği günün, maktulün ilk eşinden olan kızının doğum günü olduğu öğrenildi. Olayın hemen ardından annesine ulaşamayan kız çocuğunun adrese gelerek durumu öğrenmeye çalıştığı ve sanığın telefonda yalan beyanda bulunduğu kayıtlara geçmişti. Yaşanan acı olayın ardından, geride kalan 4 küçük çocuk Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından devlet koruması altına alındı.





