Gündem

“Bir Gecede Değişen Tarih! Türkçe, 97 Yıl Önce Bugün Nasıl Yeniden Yazıldı?”

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli inkılaplarından biri olan Harf Devrimi, 1 Kasım 1928’de “Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun”un kabul edilmesiyle yürürlüğe girdi. 97 yıl önce kabul edilen bu kanunla birlikte, Arap harfleri terk edildi ve Türkçeye uygun 29 harfli Latin alfabesi kullanılmaya başlandı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli inkılaplarından biri olan Harf Devrimi, 1 Kasım 1928’de “Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun”un kabul edilmesiyle yürürlüğe girdi. 97 yıl önce kabul edilen bu kanunla birlikte, Arap harfleri terk edildi ve Türkçeye uygun 29 harfli Latin alfabesi kullanılmaya başlandı.

Arap Harflerinin Zorlukları

Türkler, 10. yüzyıldan itibaren İslamiyet’in etkisiyle Arap alfabesini kullanmaya başlamıştı. Ancak Osmanlı döneminde de Türkçenin ses yapısına uyum sağlamayan Arap harfleri, yazılı iletişimde ciddi güçlükler yaratıyordu. Özellikle ünlü harflerin eksikliği nedeniyle yazım hataları artıyor, kitap ve gazetelerde yanlışlıklar yaygınlaşıyordu.

Arap alfabesinin Türkçeyi doğru biçimde aktaramaması, Harf Devrimi’nin temel gerekçelerinden biri oldu. Mustafa Kemal Atatürk de Suriye’de görev yaptığı 1905–1907 yıllarında bu konuyu yakından takip etmeye başladı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Latin harflerine geçiş fikrini resmen gündeme aldı.

Latin Harflerinin Tercih Edilmesinin Nedenleri

1 Kasım 1928’de uygulamaya giren Harf Devrimi, sadece yazım kolaylığı sağlamakla kalmadı; sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında da büyük değişimlere zemin hazırladı. Latin alfabesi sayesinde:

Türkçenin tüm sesleri doğru şekilde ifade edilebilecek hale geldi.

Okuma ve yazma öğrenimi kolaylaştı.

Okuryazarlık oranı ciddi biçimde arttı; 1935’te %2,5 olan okuryazarlık oranı %20’ye yükseldi.

Batı ile ilişkilerde iletişim ve eğitim kolaylaştı.

Türkiye, Sovyetler Birliği’ndeki diğer Türk devletleriyle aynı yazı sistemini kullanmaya başladı.

Tarihsel Arka Plan

Latin alfabesinin benimsenmesinde pek çok faktör rol oynadı:

19. yüzyılda İstanbul ve Anadolu’da Rum ve Ermeni harfleriyle basılan yayınların popülerliği, Arap harfleri dışındaki sistemlerin kullanılabileceğini gösterdi.

Batı dilleriyle olan iletişim ve Fransızca eğitim, Latin alfabesini daha cazip hale getirdi.

1926’da Bakü’de düzenlenen I. Türkoloji Kongresi, Türk dünyasının Latin alfabesini benimsemesini tavsiye etti.

Arap alfabesindeki bazı harfler (Vav, Ye, Kef) Türkçedeki sesleri doğru yansıtamadığı için karışıklıklar yaşanıyordu. Latin alfabesi bu sorunu çözdü ve Türk dilinin modernleşme sürecini hızlandırdı.

Harf Devrimi’nin Önemi

Harf Devrimi, sadece bir yazım değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşüm anlamına geliyordu. Modern Türkiye’nin eğitim, bilim ve iletişim alanlarında ilerlemesini sağlayan bu adım, yüzlerce yıllık yazı geleneğini kırarak çağdaş bir toplumun temellerini attı.