Musa Şahin, 1950'li yılların ortalarında Osmaniye'nin merkez ilçesine bağlı Çardak köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini Osmaniye'de tamamladıktan sonra eğitim hayatına Osmaniye İmam-Hatip Okulu'nda devam etti. 1973 yılında okulun ilk mezunlarından biri olarak adını yazdırdı. İmam-Hatip yıllarında aldığı dinî ve sosyal eğitim, onun hayatına şekil veren en önemli unsurlardan biri oldu.
Okul hayatının ardından eğitimcilik kariyerine başlayan Musa Şahin, özellikle din kültürü ve ahlak bilgisi alanında öğretmenlik yaptı. Toplum içinde eğitimci kimliğiyle tanındı ve saygın bir yer edindi. Çevresi tarafından "Musa Hoca" olarak sevilen Şahin, eğitim alanındaki çalışmaları ve toplumsal faaliyetleriyle Osmaniye'de önemli bir isim haline geldi.
Siyasi hayatına 1990'lı yıllarda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) çatısı altında başlayan Musa Şahin, 27 Mart 1994 tarihinde yapılan yerel seçimlerde yaklaşık 20 bin 182 oy ve yüzde 35,5 oranıyla Osmaniye Belediye Başkanı seçildi. Göreve başladığı andan itibaren şehirde hızlı ve kalıcı hizmetler üretmeye odaklandı.
Başkanlığı döneminde altyapı hizmetlerine ağırlık verdi. Özellikle şehir içi yolların bakımı ve düzenlenmesi konusunda önemli adımlar attı. Bugün Osmaniye'nin en önemli güzergâhlarından biri olan ve onun ismini taşıyan Musa Şahin Bulvarı, başkanlığı dönemindeki çalışmalarının simgesel bir göstergesi olarak tarihe geçti. D-400 karayolunun şehirden geçen kısmına verilen bu isim, Musa Şahin'in Osmaniye'ye yaptığı kalıcı hizmetleri gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.
Ancak Musa Şahin'in belediye başkanlığı dönemi kısa sürdü ve trajik bir şekilde sona erdi. 22 Mayıs 1996 tarihinde, kendi kullandığı aracın bir sulama kanalına düşmesi sonucu ailesini kurtardıktan sonra boğularak hayatını kaybetti. Bu ani ve beklenmedik vefat, sadece Osmaniye halkını değil, ülke genelini derinden etkiledi. Yerine vekaleten atama yapılırken, kentte yeni bir siyasi süreç başladı.
Musa Şahin'in ani ölümü Osmaniye'nin siyasi tarihinde de önemli bir dönüm noktası oldu. Vefatının ardından Osmaniye halkı, uzun yıllardır bekledikleri "il" olma taleplerini siyasi gündemin merkezine taşıdı. 3 Kasım 1996 ara seçimlerinde Osmaniyeliler, "İl olmazsak oy yok!" sloganıyla büyük bir siyasi hareket başlattılar. Bu kararlı duruşun etkisiyle dönemin siyasi liderleri Osmaniye'nin il yapılması sürecini hızlandırdı. Sonuç olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan düzenlemelerle Osmaniye, 24 Ekim 1996 tarihinde 63 yıllık aradan sonra yeniden il statüsüne kavuştu.