Hatay-Hatay’ın Yayladağı ilçesi Kışlak Mahallesi'nde buğday üreticileri, yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını almak için yoğun bir çaba gösteriyor. Biçerdöverlerin giremediği veya hasat sonrası işlemlerin yapıldığı bölgelerde, patoz makineleriyle gerçekleştirilen buğday ve saman ayrıştırma süreci, yüksek hava sıcaklıkları nedeniyle oldukça zorlu geçiyor.
Sabahın erken saatlerinden akşama kadar süren bu mesaide, üreticiler hem güneşin yakıcı etkisine hem de makineden yükselen yoğun toza maruz kalıyor. Bu süreç, sadece bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda kışlık ihtiyaçların karşılanması için yapılan stratejik bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Patoz makinesi buğday üretimini nasıl etkiliyor
Patoz mesaisi, traktöre bağlı çalışan makinelerin buğday saplarını öğütmesiyle gerçekleşiyor. Üretici Aziz Özer, bu makinenin işleyişini şu sözlerle açıklıyor:
"Buğday saplarını patoza atıyoruz, buğday taneleri ve saman ayrı çıkıyor. Karakılçık buğdayı için bu işlem şart; ancak sapın tam ayrışması için havanın kuru ve sıcak olması gerekiyor."
Bölgede yetişen buğdayın kalitesi ve değirmende işlenerek un veya bulgura dönüşmesi, çiftçiler için katma değerli bir sürece işaret ediyor. Öte yandan, saman fiyatlarının bu yıl 60 TL’den 100 TL seviyelerine çıkması, çiftçinin üretim maliyetlerini dengeleme çabasını da beraberinde getiriyor.

Çiftçiler kavurucu sıcaklara karşı hangi önlemleri alıyor
Güneşin altında saatlerce çalışan üreticiler, sıcaklığın 40 dereceyi bulduğu günlerde sağlıklarını korumak adına sık sık su tüketiyor ve kısa süreli gölge molaları veriyor. Mehmet Türkoğlu,
"İşimiz olduğunda her zaman yapıyoruz ama sıcak havalar bizi çok zorluyor"
ifadesiyle çiftçilik mesleğinin meşakkatine dikkat çekiyor. Geçmiş yıllarda da aynı coğrafyada benzer koşullarda üretim yapan bölge halkı, ata tohumu olan karakılçık buğdayını yaşatmanın, zorluklara katlanmaya değer bir miras olduğunu vurguluyor.






