Hatay-Hatay’ın Antakya ilçesi Kuruyer Mahallesi’nde ikamet eden biyolog Sedat Çam’ın hayatı, 2016 yılında kilo vermek amacıyla dağda spor yaptığı esnada tamamen değişti. Yürüyüş yaptığı sırada ayağının farklı yapıdaki bir taşa takılması ve düşmesiyle doğal taşlara karşı derin bir ilgi duymaya başlayan Çam, bu merakı profesyonel bir boyuta taşıdı.
İlk dönemlerde çevresinden herhangi bir beğeni alamadığını ve yaklaşık 2 yıl boyunca tek bir satış bile gerçekleştiremediğini ifade eden Çam, doğadan topladığı taşları zaman içinde inceleyerek ayırt etmeyi öğrendi.
Bölgede uzun yıllardır ticari faaliyet yürüten yerli esnaf, bu tür sıra dışı hobilerin zamanla bölge turizmine ve yerel ekonomik hareketliliğe önemli katkılar sunduğunu ifade ederek girişimcilik hikayesini takdirle karşıladıklarını belirtti.
Ferdi Tayfur’un hangi sözü Sedat Çam için ilham kaynağı oldu
İki yıl boyunca tek bir taş satamamasına rağmen hobisinden vazgeçmeyen Sedat Çam, bu süreçte Yeşilçam'ın usta ismi ve ses sanatçısı Ferdi Tayfur’un geçmişte yaşadığı bir anıdan büyük güç aldığını dile getirdi. Sanatçının 1967 yılında çıkardığı ilk kasetinin hiç satmamasına rağmen şarkıcılığı bırakmadığını anlatan röportajından derinden etkilendiğini belirten Çam,
"O gün şarkıcılığı bıraksaydım bugün Ferdi Tayfur olmaz idim"
sözünün kendi kafasındaki ışığı yakan projektör olduğunu söyledi. Bu ilhamla yola devam eden Çam, taşları öğrenip kalitelilerini ayıklamaya başladıkça satışlarında hareketlilik yaşandığını ve bugün Türkiye’nin 79 vilayetini gezerek koleksiyonunu büyüttüğünü vurguladı.
On beş bin taşın fiyatı neye göre belirleniyor
Türkiye genelinde 79 şehri adım adım gezerek 85 farklı çeşit ve toplamda 15 bin doğal taşa ulaşan Sedat Çam, koleksiyonundaki parçalara 200 TL ile 50 bin TL arasında değişen fiyatlar biçiyor.
Taşların değerinin; orijinalliğine, renk yapısına, doğallığına ve ne kadar nadir bulunduğuna göre belirlendiğini ifade eden Çam, bundan sonraki en büyük hedefinin yurt dışına açılarak Türkiye dışındaki pazarlara ulaşmak olduğunu kaydetti.
Taş toplama sürecinin kendisine kültür ve coğrafi anlamda çok zengin bir bakış kazandırdığını belirten girişimci biyolog, doğanın sunduğu bu benzersiz zenginliği geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor.