Kadirli Haberleri

Göçebelikten Modern Kadirli’ye Uzanan Tarih

Kadirli'nin 19. yüzyıldaki isyan, Fırka-i İslahiye iskanı, Savrun Çayı felaketi ve sıtma salgınıyla değişen tarihi ve küllerinden doğuş hikayesi.

Osmanlı Devleti'nin 1865 yılında Çukurova bölgesinde düzeni sağlamak, göçebe halkı yerleşik hayata geçirmek ve asker toplamak amacıyla kurduğu özel askeri birliğe Fırka-i İslahiye denir. Ahmet Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasındaki bu ordu, bugünkü Kadirli ilçesinin modern temellerini atan en büyük güç olmuştur.

Çadırda Yönetilen Devletten Kamış Evlerin Kasabasına

Fırka-i İslahiye bölgeye geldiğinde Kadirli neredeyse tamamen terk edilmiş bir harabe görünümündeydi. Ahmet Cevdet Paşa, devletin halkı yerleşik hayata çağırırken kendisinin çadırda çalışmasını anılarında trajikomik bir dille anlatır. İlk etapta kurulan büyük kara çadırlar hükümet dairesi ve mahkeme salonu olarak kullanıldı. Binbaşı Hüseyin Hüsnü Bey’in yoğun gayretleriyle dağlardaki göçebe halk ziraat yapmaya zorlandı ve sadece bir yıl içinde 600 haneli yeni bir kasaba yükseldi. Halkın büyük kısmı "huğ" adı verilen kamış ve sazlardan yapılan evlerde yaşasa da Kadirli şehir kimliği kazanmaya başladı.

Kadirli Hükümet Konağı Baskını Neden Yapıldı?

Devlet otoritesinin kurulması bölgedeki yerel ağaları ve güçleri rahatsız etti. 1878 yılında Osmanlı'nın Rus savaşı yenilgisi ve Kıbrıs'ın İngilizlere devredilmesiyle oluşan kaos ortamında büyük bir kara propaganda başlatıldı. Kadirli eşrafından Müftüzade Mehmet Efendi, halkı "Bu memleketi İngilizlere verdiler" diyerek kışkırttı ve etrafındaki silahlı güçlerle birlikte Kadirli Hükümet Konağı'nı bastı. Kaymakam ve zaptiye subayı tutuklanarak isyan lideri Kozanoğlu Ahmet Paşa'ya gönderildi. Altı gün süren bu işgal hareketi, Osmanlı ordusunun müdahalesiyle bastırıldı ve isyancılar sürgüne gönderildi.

Savrun Çayı Felaketi ve Kadirli Bataklığı Nasıl Oluştu?

İsyanın yaraları sarılırken 1874 yılında Savrun Çayı yatak değiştirdi. Bu coğrafi değişim sonucunda Kerimli, Hamidiye ve Küçük Durmuş Sofulu köyleri tamamen su altında kaldı. Yaklaşık 70 bin dönümlük devasa alan sineklerin yuvalandığı ölümcül bir bataklığa dönüştü. Bölgede sıtma ve dalak hastalıkları yayıldı, halkın sağlığı ciddi biçimde bozuldu. Ayrıca bu devasa sazlıklar eşkıyaların ve yırtıcı hayvanların sığınağı haline gelerek can güvenliğini ortadan kaldırdı.

Kadirli'de Nüfus Neden 150 Haneye Düştü?

Bataklığın getirdiği hastalıklar ve susuzluk nedeniyle Kadirli halkı modern kerpiç evleri terk ederek yeniden dağlara ve arazilerdeki kamış çadırlara kaçtı. Dağınık yaşam yüzünden devletin vergi toplaması imkansız hale geldi. 1880’lerde 950 haneye ulaşan Kadirli merkezindeki ev sayısı, 1894 yılında 150 haneye kadar düştü. Devletin yıllık tarım vergisi geliri ise 50 bin liradan 3 bin liraya geriledi. Kozan Mutasarrıfı 1894'te bölgeye gelerek Savrun Çayı'nın yatağının değiştirilmesi ve bataklığın kurutulması için acil bir rapor hazırladı. Bu dönüşüm sancılarının ardından Kadirli, yüzyılın sonuna doğru pamuk ve pirinç üretimiyle yeniden toparlanmayı başardı.

(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAow9Y_gCw:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });