Ekonomi

İsmail Kaya “İşi Ehline Verin” Dedi,

İsmail Kaya’nın liyakat çıkışını verilerle inceledik: Kanun yüzde 1 diyor, tarımsal destek programlarına 168 milyar lira ayrılıyor.

Tarım Kanunu yüzde 1 şartı koyuyor. Bütçede destek programları 168 milyar, tarıma ayrıldığı açıklanan toplam kaynak ise 888 milyar lira.

Anahtar Parti Çanakkale İl Başkanı İsmail Kaya’nın, Türkiye’de ekonomik ve tarımsal sorunların temelinde liyakat eksikliği bulunduğuna yönelik açıklaması, tarım bütçesindeki dikkat çekici ayrımı yeniden gündeme getirdi.

“Tarım masada değil, tarlada öğrenilir” diyen Kaya’nın tarım vurgusu sıradan bir siyasi söylem değil. Kaya, Anahtar Parti’ye katılmadan önce uzun yıllar Çanakkale Ziraat Odası Başkanlığı yaptı. Bu nedenle üreticinin yaşadığı sorunları sahadan bilen siyasi isimler arasında yer alıyor.

KANUN MİLLÎ GELİRİN YÜZDE 1’İNİ EMREDİYOR

5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesi oldukça açık bir hüküm içeriyor:

“Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.”

Kanunun 19’uncu maddesinde ise doğrudan gelir desteği, fark ödemesi, hayvancılık, tarım sigortası, kırsal kalkınma ve diğer destekleme ödemeleri tarımsal destek araçları arasında sayılıyor. 5488 sayılı Tarım Kanunu

YÜZDE 1’İN KARŞILIĞI YAKLAŞIK 772,6 MİLYAR LİRA

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 2026 bütçe sunumunda, Türkiye’nin 2026 yılı gayrisafi yurt içi hasılası 77 trilyon 257,4 milyar lira olarak tahmin edildi.

Kanunda GSMH, bütçe belgesinde ise GSYH kullanıldığı için birebir hukuki hesap yapılamasa da GSYH üzerinden yüzde 1’in karşılığı yaklaşık 772,6 milyar liraya ulaşıyor.

Aynı bütçe belgesinde “tarımsal destek programları” için ayrılan ödenek ise 168 milyar lira. Bu rakam, tahmin edilen ekonomik büyüklüğün yaklaşık yüzde 0,22’sine denk geliyor. Aradaki fark yaklaşık 604,6 milyar lira.

HÜKÜMETİN HESABI 888 MİLYAR LİRA

Hükümet ise tarıma yalnızca 168 milyar lira ayrıldığı görüşünde değil. Bütçe sunumunda tarıma ayrılan toplam kaynak 888 milyar lira olarak açıklandı.

Bu tutarın dağılımı şöyle:

Tarımsal destek programları: 168 milyar lira
Tarım sektörü yatırım ödenekleri: 190 milyar lira
Tarımsal kredi, tarımsal KİT ve ihracat destekleri: 268 milyar lira
Tarıma yönelik vergi harcamaları: 262 milyar lira

Tartışmanın düğümlendiği yer de burası. Kanundaki yüzde 1 hesabına yalnızca “tarımsal destek programları” mı, yoksa yatırım, kredi sübvansiyonu, KİT kaynakları ve tahsilinden vazgeçilen vergiler de mi dâhil edilmeli?

Bütçe belgesi bu kalemleri birbirinden ayırıyor; ancak toplamı “tarıma ayrılan kaynak” olarak gösteriyor. Dolayısıyla ortada kesin hüküm vermekten önce açıklığa kavuşturulması gereken ciddi bir bütçe ve mevzuat tartışması bulunuyor.

GÜBREDEKİ ARTIŞ YÜZDE 63,56

Kaya’nın üretim maliyetlerine ilişkin eleştirisini destekleyen en somut gösterge ise tarımsal girdi fiyatları.

TÜİK’in Mayıs 2026 verilerine göre tarımsal girdi fiyatları bir yılda yüzde 36,65 arttı. Gübre ve toprak geliştiricilerdeki artış yüzde 63,56’ya, enerji ve yağlayıcılardaki artış ise yüzde 40,75’e ulaştı.

Haziran ayında üreticinin ürününü sattığı fiyatları ölçen Tarım-ÜFE ise aylık yüzde 9,02 geriledi. Tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık düşüş yüzde 15,55 oldu.

Bu iki endeks farklı ayları ve farklı ürün sepetlerini ölçtüğü için doğrudan çıkarılarak çiftçinin kâr veya zararı hesaplanamaz. Nitekim Mayıs ayında Tarım-ÜFE yıllık yüzde 43,08 ile girdi enflasyonunun üzerinde gerçekleşmişti. Ancak temel girdiler pahalı kalırken hasat döneminde ürün fiyatlarının sert biçimde gerilemesi, fiyat ve gelir riskinin büyük ölçüde üreticinin sırtında kaldığını gösteriyor.

VERİLER LİYAKATSİZLİĞİ DEĞİL, ÜRETİCİNİN ÜZERİNDEKİ BASKIYI KANITLIYOR

Rakamlar, tarımsal maliyet baskısını ve destek bütçesindeki hesap tartışmasını açık biçimde ortaya koyuyor. Ancak bu veriler tek başına sorunların nedeninin liyakatsiz atamalar olduğunu kanıtlamıyor.

Kaya’nın açıklamasında hangi yanlış atamaları kastettiği, hangi tarım kararlarının hatalı olduğu ve Anahtar Parti’nin gübre, destekleme ve alım fiyatlarına ilişkin nasıl bir model önerdiği açıklanmıyor.

Dolayısıyla Kaya’nın “Türkiye liyakatle yönetilmek zorunda” sözü güçlü bir siyasi teşhis olsa da bunun somut programa dönüşmesi gerekiyor. Çiftçinin beklediği yalnızca “işi ehline vereceğiz” sözü değil; desteğin ne kadar, ne zaman ve hangi ölçüte göre verileceğinin açıkça ortaya konulması.

Tarımda mesele yalnızca kimin yönettiği değil, hesabın ne kadar şeffaf tutulduğu. Şimdi yanıtlanması gereken soru şu: Kanunun aradığı tarımsal destek 168 milyar lira mı, yoksa çiftçinin cebine doğrudan girmeyen kalemlerin de bulunduğu 888 milyar lira mı?

Bu haber ilk olarak Anahtar Parti Çanakkale İl Başkanı İsmail Kaya basın bildirisi ile haberleştirilmiş olup, tarafımızca doğrulanmıştır.

(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAow9Y_gCw:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });