Osmaniye’de yaz aylarının vazgeçilmez kaçış noktası olan Zorkun Yaylası, sezonun açılmasıyla birlikte hem serin havası hem de köklü mutfak kültürüyle dolup taşıyor. Çukurova sıcağından kaçarak yaylaya çıkan vatandaşlar ve çevre illerden gelen misafirler, bölgenin tescilli lezzet durağı olan taş fırınların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Yayla geleneğinin simgesi haline gelen meşhur Zorkun Tavası, bu sezon da fırıncıların en yoğun mesaisini oluşturuyor.

Osmaniye Zorkun Tava Nasıl Yapılır

Zorkun Tavasının Sırrı: Doğal Malzeme ve Taş Fırın Ateşi

Kuşaktan kuşağa aktarılan özel tarifiyle dikkat çeken Zorkun Tavası, lezzetini bölgenin yayla meralarında beslenen hayvanların kuzu veya dana etinden alıyor. İnce ince doğranan etler; yerli domates, sarımsak, kapya biber, sivri biber ve taze kuyruk yağı ile harmanlanıyor. Pul biber, karabiber ve kekikle lezzetlendirilen karışım, yaylanın meşhur taş fırınlarında meşe odunu ateşiyle ağır ağır pişiriliyor. Yemeğin lezzet sırrı ise sebzelerin suyuyla etin kendi yağında kurumadan pişmesi olarak biliniyor.

Yayladaki Fırıncılarda Gün Boyu Tava Mesaisi

Yayla sezonunun başlamasıyla birlikte Zorkun çarşısındaki fırın işletmeleri sabahın ilk ışıklarından gece geç saatlere kadar aralıksız çalışıyor. Yaylaya gelenlerin kendi hazırladıkları tepsileri getirmesi veya doğrudan fırından sipariş vermesiyle fırıncıların iş temposu ikiye katlanıyor. Odun ateşinde nar gibi kızaran tavalar, fırından yeni çıkmış sıcak lavaş veya tırnak pide eşliğinde servis ediliyor.

Yeşilay Kadirli’den Orman İşletme Müdürlüğü’ne ziyaret
Yeşilay Kadirli’den Orman İşletme Müdürlüğü’ne ziyaret
İçeriği Görüntüle

Zorkun Tava

Osmaniye Gastronomi Turizminin Kalbi Zorkun’da Atıyor

Çam ormanlarının ortasında, serin yayla havasında yenen Zorkun Tavası, sadece yerel halkın değil şehre gelen turistlerin de ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Hem yayla kültürünü yaşatan hem de bölge ekonomisine canlılık katan bu asırlık lezzet, Osmaniye'nin gastronomi haritasındaki güçlü yerini koruyor.

Kaynak: Haber Merkezi